27
Şub
2010
Posted in Düşünceler

Söz Ola Kese Savaşı

Önce söz vardı diye başlar Yuhanna’ya göre İncil. Önce söz vardı ve Tanrı ile beraberdi. Şimdi de söz var. Bizden önce olduğu gibi ve bizden sonra da varlığını devam ettireceği gibi. Hayatımız karanlıkta parlayan bir kibrit alevi gibi yanıp, yandığı gibi sönerken varlığının öncesinde ve…

23
Şub
2010
Posted in Kitap Roman & Hikaye Türkiye

Kürk Mantolu Madonna [Sabahattin Ali]

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali’nin romanı.

20
Şub
2010
Posted in Düşünceler

İşsizliğin Sebebi Süpermarketler

İşsizliğin sebebi süpermarketlerdir diye hariçten gazel okuyor biri. Bütün ekonomi okullarını da böylelikle çırak çıkarıyor. İktisada gerek yok, bilimin anlamı yok. Olayı biz çözdük. Süpermarketleri kapatalım, işsizlik sorunu ortadan kalksın diyor. Öyle mi? Değil elbette. Yüz yıl önce de işsizlik vardı. O zamanlar henüz süpermarketler…

12
Şub
2010
Posted in Fransa Kitap Roman & Hikaye

Pardayanlar [Michel Zevaco]

İnsanlar Pardayanları okuyanlar ve okumayanlar olarak ikiye ayrılıyor.

24
Oca
2010
Posted in İsveç Kitap Roman & Hikaye

Ejderha Dövmeli Kız – Ateşle Oynayan Kız [Steig Larsson]

Steig Larsson’un polisiye-macera kitapları.

12
Oca
2010
Posted in Kitap Roman & Hikaye Rusya

Portre [Nikolay Vasilyeviç Gogol]

Geçenlerde elime geçen Portre kitabını çok eskiden okumuş olmama rağmen tekrar okudum. Şöyle bir gözatayım derken kitap beni sardı. İnsanın eskiden okuduğu kitapları bazen tekrar gözden geçirmesi gerekiyormuş demek ki. Onlu yaşlarda bu kitabın bende uyandırdığı duygu başkaydı şimdiyse daha başka. Kitabı sanki çok eski…

02
Oca
2010
Posted in Deneme Kitap

Erdem Nerede [Mustafa Lütfi el-Menfaluti]

Mustafa Lütfi el-Menfaluti için Mısır edebiyatının Montaigne’i demek mümkün. Doğu tarzı klasik hikayelerin modern hikayeye evriminde Türkiye’de Ömer Seyfettin’in tuttuğu yerin Mısır temsilcisi ve çağdaşı. Geçtiğimiz yüzyılın başında Mısır’da yaşamış olan yazar kendinden sonra gelen birçok yazarı da etkilemiş. Örneğin Necip Mahfuz edebiyatı sevmeyi Menfaluti’ye…

20
Kas
2009
Posted in Düşünceler

Açlık

 Geçenlerde bir gazetenin iç sayfalarında bir haber çıktı. Bir Kore gazisi metruk bir binada açlıktan ve soğuktan ölmüş. Bize sanki bizim ülkemizde kimse açlıktan ölmezmiş gibi geliyor ama öyle değil. Etrafımıza iyi bakmayı bilmediğimiz için çevremizde kim aç, kim tok, kim muhtaç, kim değil bilmiyoruz….

13
Kas
2009
Posted in Düşünceler

Neden Domuz Gribi?

Domuz gribinden ölenlerin sayısı 100’ü geçti. Her gün bu hastalıkla ilgili haberleri okuyoruz. Gazeteler gripten ve korunma yollarından bahsediyorlar. Devlet erkânı seferber olmuş bu melun virüsten kurtulabilmemiz için çabalıyorlar. Aşılar ithal ediliyor, aşının önemi anlatılıyor. Toplumun gündemine bomba gibi düşmüş durumda bu virüs. Anne babalar…

30
Eki
2009
Posted in Düşünceler

Cumayı Dışarıda Kılanlar

On derviş bir kilime sığar, iki padişah bir cihana sığmaz demişler. Cuma namazlarındaki halimiz de bu meşhur meseli hatırlatıyor bize. Bir de insanların ikiye ayrılışını. Bir başka mesel -ki bu söz bizim atalarımız tarafından söylenmemiş bir sözdür muhtemelen- der ki: insanlar ikiye ayrılır; insanları ikiye…