Gaz Odası [John Grisham]

John Grisham yirmili yaşlarımın en popüler yazarları arasındaydı. Tesadüfen elime geçen Kardeşler adlı kitabıyla başlamıştı yazarla olan tanışıklığım. O zamanlar henüz üniversitede okuyordum. Sonrasında yazarın hemen her kitabını okumaya çalıştım. Şirket, Pelikan Dosyası, Müşteri, Ortak, Yağmurcu yazarın efsane romanlarıydı. Her birini okurken kelimesine yutarcasına bir heyecana kapıldığımı hatırlarım o zamanlar. Sadece benim için değil, Amerikan sineması için de iyi bir kaynaktı Grisham ve birkaç romanı filme de aktarılmıştı.

Sonraki yıllarda büyü bozulmaya başladı. Masum Adam, Temyiz, Davet gibi romanlarını sıkılarak okuyunca yazara karşı olan sempatim azaldı. Yeni çıkan bir romanını alıp eski heyecanı arıyordum fakat olmuyordu. Yazarın şöhreti artmış ve doğal olarak okuyucuya heyecan vermekten ziyade düşündürtmeyi hedeflemeye başlamıştı. Amerikan adaletinde gördüğü adalet zaaflarını romanlarla anlatmak gibi erdemli bir yola girmişti. Davranışın erdemi kitlesini de değiştirmiştir diye düşünüyorum ziya uzun zamandır Grisham okumadığım gibi yeni çıkan romanlarını takip de etmiyordum. Ta ki sevgili dostum Şükrü Özman‘ın kütüphanesinde Gaz Odası romanını görene kadar. 90’lı yıllarda, yani yazarın o benim en sevdiğim romanlarını yazdığı yıllarda yayınlanan bu eserde eski heyecanı bulacağımı düşünmüştüm. Üstelik bu romanı daha önce çok aramış bulamamıştım. Eski heyecanın kendisini olmasa da gölgesini buldum diyebilirim. Ben de genç değilim artık, heyecan iştahım eskisi gibi değil.

Gaz Odası, Amerikan adalet sistemindeki sorunlardan birine, idam cezasına parmak basıyor. Devletin, suç işlemiş olduğu için bir insanı öldürmesinin doğru olamayacağı fikrinin üzerine kurulmuş. 60’lı yıllarda meşhur Klu Klux Klan’ının bir üyesi olarak bir cinayete karışan Sam idam cezasının infazı ile karşı karşıyadır. Olayın üzerinden çeyrek yüzyıl geçmiş, cinayetteki birçok detay hâlâ gün yüzüne çıkamamıştır. İdama bir ay kala ortaya çıkan genç avukat ve aynı zamanda Sam’in torunu olan Adam, acaba dedesini infazdan kurtarabilecek mi?

John Grisham, kendisi de avukat olması hasebiyle kahramanlarını hep avukatlardan seçen bir yazar. Avukatlık mesleğini o kadar güzel anlatıyor ki kahramanları vasıtasıyla, heveslenip hukuk fakültesine girmemin müsebbiplerinden birisi de bu olmuştur. Avukatımız Adam Hall, 26 yaşında, yeni mezun bir avukat. Yazarımız John Grisham 65 yaşında ve ana teması hukuk olan romanlar yazıyor. Okumadım ama, belki de son yıllarda yazdıklarıyla gözünü nobele dikmiş durumda.

Gaz Odası kitabı 510 sayfalık bu hacmiyle İnkılap Kitabevi tarafından basılmış. Çevirisini de Mehmet Harmancı gerçekleştirmiş.

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir