Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Yüz mü Pahalı Astar mı?

Yaz saati uygulamasına geçişler ve geri dönüşlerde düşünürüm bu işin sebep olduğu tasarruf ne kadardır diye? Her sene Mart ayında yaz saatine geçer Ekim’de geri döneriz. Senede iki defa mesai saatlerinden namaz saatlerine kadar bütün düzenimiz allak bullak olur ve alışması kişiden kişiye değişiklik gösterecek şekilde bir de adaptasyon sürecinden geçeriz. Eylül ayında bu komediye […]

Aranma Arzusu

Akşam çok güzel olabilir. Yağmur yağarken toprağın kokusunu çekersin içine. Sonra gökyüzüne bakar sonsuzluğu düşünürsün. Kâinata ve düzenine hayran olur, imanını tazelersin. Sonra yürüyüşünü sürdürür her adımında farklı bir duyguyu yakalar ve hissiyatının içine katarsın. İnsan, bilgi birikimini okuyarak sağlıyorsa duygu birikimini de hissederek sağlar. Bir gündoğumu ya da günbatımı. Bir orman ya da göl […]

Kutlamalar

İnsanların yaralarını başkalarına açmadaki rahatlığından bahsetmiştik. Benzeri rahatlıkları kutlamalarda da görmek mümkün. Şimdilerde mutlulukla aleniyet kazanmadan tam olmuş sayılmıyor. Aleniyet kazanmanın da yeni şekli insanların gözlerinin içine sokmak mutluluğu. Kutlama yapmak için düğünü, bayramı beklemeye de lüzum yok. En basit hadisenin bile içerisinde kutlama geçecek bir neticesi olabiliyor. Osmanlı döneminde Türklerin alışkanlıklarını gözlemleyen yabancı seyyahlar […]

Açık Yara

Antoine de Saint Exupery’nin Küçük Prens kadar meşhur olmasa da en az onun kadar derinlikli eseri Kale’de bir bölüm vardır ki okuduğum günden beri aklımdan çıkmıyor. Gündelik hayatlarını yaşayan insanlara uygulamaya çalışınca da benzeri neticeler veriyor. Bahsettiğim bölümde bir çöl topluluğunun liderliğini babasından devralan genç; halkı için iyi şeyler yapmaya çalışıyor. Dilencileri alıp tedavi etmek […]

Hedefin Ne

Karıncaya sormuşlar “Hedefin ne?” diye. “Kış için erzak biriktirmek.” demiş. Küçük hayatlar için ne kadar güzel hedefler var. Hayatının küçük olduğunun farkında olanlar için de aynısı. Bir de kendisini dev aynasında görme kültürünün ürünü insanlarımız var ki onların hayatlarında bu hedef kelimesi inanılmaz boyutta bir öneme sahip.

Küçük yaştan başlayarak hedef kelimesi etrafında dönüp […]

Nisyanınıza Sığınıyorum

Her sabah geçtiğim yolda dikkatimi çeken bir manzara var. Bir çalışma yapılmış, bitmiş, kaldırım kullanılamaz halde duruyor öyle. Aylar geçti. Herhangi bir faaliyet yok. Su ya da kanalizasyonla ilgili çalışma yapılmış, tamirat bitmiş, ilgili ekip işini bitirdikten sonra sıra diğer ekibe gelmiş fakat genel bir umursamazlık söz konusu. Yağmur yağıyor, enkazın etrafı çamur. Yayalar yolun […]

Küçük Ağa

Küçük Ağa benim için çok aşina bir kitap. Daha yeni öğrenirken okumayı elime geçmiş fasılalar vererek okumuştum. Bir de yine ben daha küçükken TRT’de dizisi yayınlanmıştı da zevkle izlemiştim. Şimdi yeniden elime geçen bu kitapla birlikte biraz nostalji yapmış oldum. O zamanlar çok etkilendiğim Pehlivan’ın Küçük Ağa tarafından vurulma sahnesini bu vesileyle hem okudum hem […]

Biliyorum

Yeni insanın mottosu olan bu kelime halimizi-ahvalimizi de en güzel bir şekilde anlatıyor bize. Yeni insan dediğimiz canlı formasyonu nereden geldiği belli olmayan bir bilgi ile donandığı zehabıyla sürdürüyor yaşantısını. Bu kendinden emin bilgi sizi de gün oluyor inandırmıyor değil. Karşınızdaki insan bu kadar emin bir şekilde âlim pozlarına girdiği zaman siz de ister istemez […]

Yeni İnsan

Modern dünya bencilliğin ön planda olduğu bir sistemin oluşmasını istiyor. Bakar mısınız televizyonlara, sosyal medyaya. Geleneksel toplumda mümkün müydü insanların yediklerini-içtiklerini başkalarına göstermesi. Göstermeyi bırakın, bahsederken bile “söylemesi ayıp” denir bir yiyecekten bahsedilince. Şimdi televizyonu açın, herhangi bir yerde muhakkak rastlayacaksınız iştah kabartan yiyeceklere. Olan var, olmayan var, bulan var, bulmayan var gibi bir düşünce […]

Komşuluk Hakkı

Hak konusuna komşuluk hakkı ile devam ediyoruz. Toplumun dönüşümü ile birlikte en büyük değişikliklerden birisi de komşuluk ilişkilerinde oldu. Akrabalık ilişkileri kadar yakın olan komşuluk ilişkilerinin yaşandığı devirler geride kalırken bugün büyük şehirlerde komşular birbirlerini tanımıyorken daha küçük şehirlerde ise sınırlı bir şekilde yaşanıyor ilişkiler.

Model aldığımız batı toplumlarındaki bireysellik vurgusu yavaş yavaş bizim […]

Gültekin

Abdullah Ziya Kozanoğlu kitaplarının hepsini çocukken okumuştum. Gültekin en sevdiklerimden birisidir. Bugünün çocuklarının ve gençlerinin saçma sapan, ipe sapa gelmez kahramanları var. Çizgi film karakterleri, çalgıcılar, türkücüler…

“Ey büyük Türk ulusu! Bizden sonra gelenler bunu görün, böyle bilin: Ölmez tası isledim, bu ıssız yere diktim. Üzerine her şeyi yazdım. Oku! Türk ulusunun birleşmesi için sen […]

Anne-Baba Hakkı

Haklardan söz etmeye başladıktan sonra ilk olarak ana-baba hakkından söz etmemiz gerekiyor. Buradaki temel gayemiz sağlıklı bir toplumun oluşumunun temel kıstaslarını belirlemek. Sağlıklı toplumun oluşumu için bireyin sağlıklı olması gerekiyor. Sağlıklı bireyin yetişmesi de sağlıklı ailenin varlığı ile mümkün. Aile yapımızın geniş aileden çekirdek aileye doğru değiştiğini açık bir şekilde gözlemleyebileceğimiz bir zaman dilimini yaşadık/yaşıyoruz. […]

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12