Korona ve Yeni Dünya Düzeni [Mehmet Beşeri]

Değerli yazar Mehmet Beşeri’nin, büyük bir nezaketle benim de birkaç yazıma yer verdiği kitabı Korona ve Yeni Dünya Düzeni’ni okuma fırsatını yeni buldum. Kitap Temmuz ayında raflardaki yerini aldı fakat bu sırada izinde olduğumdan ve maalesef, böylesi kitaplara erişmek diğer çok satan kitaplara göre çok zor olduğundan kitabı almayı Malatya dönüşüme erteledim. Kitabı aldıktan sonra bu defa evde sıra beklemek zorunda kaldım. Korona günlerinde kuyrukta beklemeye alıştığım için çok zorlanmadım. Eşim, kitabı elimden aldığı gibi beni ikinci sıraya bırakmıştı. Bir de onu bekledim okumak için. Nihayet elime geçince de bir çırpıda okudum. Bir çırpıda okunmayı kitabın ilk özelliği olarak aktarayım hemen. Kitap, başka bazı fikrî kitaplar gibi okurken sizi zorlamayacak. Anlatılanlar gayet net.

Korona ve Yeni Dünya Düzeni, adından da anlaşılacağı gibi, Mart ayından beri dünyayı kasıp kavuran Korona adlı virüsü ve bu virüs bağlamında dünyayı kimlerin nasıl yönettiğini, her hadiseden kimlerin nemalandığını anlatıyor. Bununla birlikte, medyada ya da sosyal medyada kolayca rastlayamayacağınız türlü bilgileri size aktararak ezberlenegelenden daha farklı bir ufuk sunuyor okuyucusuna.

“Rockfeller ve Bill Gates vakfının finanse ettiği ID2020 projesi dünya vatandaşlığına geçiş projesidir. Dünya insanları aşılanarak çip takıp herkese bir ID numarası verilmek isteniyor. İngilizcedeki adı, CERTIFICATE OF VACCINATION ID. Kısaltması COVID. Tesadüf değil mi?”

Tesadüf olsa iyi olur zira tesadüf değilse dünyanın çekeceği var demektir. Kitabın argümanlarından birisi de dünyayı yönetenlerin dünya nüfusunu aşırı bulmaları ve bu nüfusu 500 milyona çekmek istemeleri. Bu durumda cebinizdeki paraya bakın ve 500 milyonun içine girip girmediğinize karar verin lütfen. Ben baktım, giremiyorum.

Kitabın ilk bölümü Dünya Düzeni ve Biz başlığını taşıyor. Bu başlıkta çok dikkate değer bir sistem unsurları sistematiği var. Buna göre dünya nüfusu beş ana unsurdan oluşuyor. Sistemin sahibi olanlar (sayıları bir milyonu bile bulmayacak marjinal bir kitle); Sistem sahiplerine hizmet edenler (televizyonu açında gördüğünüz herkes); Sistem sahipleri tarafından sürü sayılan ancak sistemin bir parçası olabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışanlar (etrafınızdaki tüm menfaatçiler); Sistem sahipleri tarafından sürü sayılıp, ancak sistemin bir parçası olmak için fırsat kollamayıp kaderine razı olanlar (tüm dünya halkları, Beşeri’ye göre en çok şehidi de bunlar verir vergiyi de, camileri de bunlar doldurur stadyumları da); Sisteme karşı çıkanlar (Beşeri’ler ve uyandırabildikleri).

Dünya insanları, yani yukarıdaki dördüncü grup korkarak ve tüketerek hayatlarını sürdürürler. Sistem sahiplerinin isteği de budur. Şimdi de farklı şeyler tüketsinler diye, belki de yok olup gitsinler diye Korona tehdidi ile korkuyorlar.

“Tamam,  ortada bir virüs var ve bu virüs sonucu ölümler de. Bu yadsınamaz. Ancak ölüm oranlarına ve rakamlara baktığımızda durumun öyle abartıldığı kadar olmadığını, bu abartmanın arkasında başka amaçların bulunduğu da hepimizin dikkat etmesi gereken bir husustur,” diyen yazar, virüsün varlığını kabul ediyor fakat hüküm süren bu panik ortamının aşırılığına da değiniyor aynı zamanda. Yazara göre mülkiyet, tüm zamanların en öldürücü virüsüdür. Korona’nın öncesi ve sonrası ölüm istatistikleri bu hastalığın ölümcül olduğunu fakat korkulduğu kadar ölümcül olmadığını gösteriyor. Dünya tarihindeki mülkiyet kaynaklı ölümlerse düşünülebileceğin ötesinde. Dünyadaki uyuşturucu kaynaklı ölümlerle, trafik kazalarıyla ya da açlık-yetersiz beslenme kaynaklı ölümlerle korona kıyaslanırsa devede kulak bile kalamaz öldürücülüğü.

Kitabın bir sonraki bölümü Korona Virüs ve Ekonomiye Etkileri başlığını taşıyor. Bu bölümde ve bir sonraki Emperyalizm Savaş Demektir bölümlerinde emperyalist sistem incelenmiş ve okuyucuya asıl korkulması gerekenin kim olduğu anlatılmış. Emperyalizm binlerce yıldır insanları sömürüyor, süründürüyor ve katlediyor. Dünya halklarını birbirlerine düşürerek nemalanıyor.

“İran halkı bizim öz be öz kardeşimizdir. Emperyalistler bizimle İran’ı karşı karşıya getirerek kardeşi kardeşe kırdırtma planını hayata uygulamaya çalışıyorlar.”

Bu bölümde ayrıca dünyanın siyasi durumu, başat güçlerin mücadeleleri anlatılıyor. Çin ile Amerika arasında bir rekabet var. Küresel sermaye sahipleri ise hepsinin üzerinde ve dünya nüfusunu azaltma politikası uygulamaya başladılar gibi. Şii-Sünni savaşı bu politikanın hedeflerinden birisi. Ellerini kirletmeden milyarlarca Müslümanı öldürme senaryosu. Benzeri senaryolar diğer Asya milletleri için de geçerli.

Buradan sonra yazar, tabi ki araya kendine ait şiirleri de ekleyerek dünyayı çöplüğe çeviren politikaları anlatıyor. Tarımın nasıl bitirildiğini anlattığı bölümlerin hepsini buraya aktarmak isterdim fakat kitabı baştan sona okumak gerektiği için kısıtlı tutuyorum alıntılarımı. Bir sonraki bölümde de Sağlık ve Beslenme konularına girmiş Beşeri. Burada ve diğer birçok bölümde okuyucuyu eğitmeyi kendine vazife edinen bir yazar olarak okunması gereken kitapların ve yazarların listesini de vermiş yazar.

Salgınla ilgili, salgın öncesi faaliyetlerin izinin sürüldüğü uzunca bir bölüm başlıyor buradan sonra. Sinemadan siyasete, medyadan arkeolojiye kadar geniş bir yelpazede insanlığa bir virüsün bulaşması ya da insanlığın bir şekilde nüfusunu azaltması için çaba göstermiş kişi ve gruplar tek tek sunulmuş okuyucuya. Eminim daha önce duyulmamış çok fazla şey bulacak okuyucu bunları okurken zira arama motorlarında olmayan çok fazla bilgiye erişmiş ve okuyucuya sunmuş yazar burada.

Sonraki bölümde yukarıda saydığımız sistem unsurları sistematiğinin beşinci bölümünü oluşturan, Sisteme karşı çıkanlardan birkaç örnek veriyor Beşeri. Hemen ardından sağlıklı yaşamak için tavsiyelerini sunuyor. Son olarak da tüm kitabın özeti niteliğinde, dünyadaki asıl virüsün Korona olmayıp mülkiyet, bencillik, vahşice üretmek, hunharca tüketmek olduğunu anlatıyor okuyucuya.

Mehmet Beşeri’nin kitabında da söylediği gibi, iyimser olmalı, olumlu bakmalı hayata. Bu açıdan, tüm bu alçakça düzene rağmen iyimserliğimi yitirmiyorum ve teşekkür ediyorum yazara bu değerli kitabı için. Korona ve Yeni Dünya Düzeni, 300 sayfalık bir eser ve Alan Yayınları tarafından basılmış. İyimserlikle umuyorum ki bir dahaki Beşeri kitabı bu kitapta da okuyucusuna numunelerini verdiği şiirlerden oluşur.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir