İnsanın Anlam Arayışı [Viktor E. Frankl]

Psikiyatri ve nöroloji doktoru Viktor E. Frankl’ın İnsanın Anlam Arayışı kitabı iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümü yazarın ikinci dünya savaşı sırasında Nazilerin elinde esir olduğu dönemi içeriyor. Bu esaret, çeşitli toplama kamplarında geçen zorlu bir dönem. Kitabın ve logoterapinin temelin oluşturan durum yazarın bu kamplardan sağ olarak çıkması. Bu kamptan sağ çıkmış olmanın şaşkınlığı uzun süre sağ çıkmış olmanın sebeplerini düşünmeye itmiş yazarı. Nasıl oluyor da, bu kadar kötü şartlar altında yıllar boyunca yaşayıp, her 28 kişiden 27’sinin öldüğü bir ortamdan sağ kurtulmuştur Frankl? Sebebi hayatını anlamlandırması. Gelecekle ilgili kurduğu hayaller, tasavvurlar. Bir anlam bulamadan yaşayabilmek çok zor çünkü.

Kitabın, esaret günlerini anlatan ilk bölümü 109 sayfa tutuyor. Yazar, toplama kamplarını, buradaki hayatları derinlemesine incelemiş ve okuyucuya aktarmış. İnsanların, bu gayriinsani şartlarda verdikleri tepkiler dikkate değer. Normal bir hayat yaşayan normal insanları bir kampa toplayıp eziyet etmeye başlıyorlar. Frankl’ın şu tespiti dikkate değer: “Bu tutuklular dürüst olsun olmasın her yola, her türlü acımasız güce, hırsızlığa, dostlarına ihanete başvurmaya hazırlardı. Birçok şanslı olayın ya da mucizenin yardımıyla geri dönmeyi başaran bizler biliyoruz: En iyilerimiz dönmedi.”

Tutuklular zor şartlara adapte olmaya çalışıyorlar. Üzücü olaylara karşı duyguları kabuk bağlıyor ve hissizleşiyorlar. İntihar edenler var fakat çok fazla değil. Şartlar ne olursa olsun yaşamaya devam ediyorlar. Geçmişi çok fazla düşünerek tüm ayrıntıları hatırlamaya çalışıyor yazar. Bir yerde geçmişe sığınıyor bu durumdan kaçmak için. Mizah duygusunu kaybetmemeye çalışıyor mahkûmlar ve sanat. Mahkûmların bir gün batımını sanatkar bir bakışla izleyerek birbirlerine göstermeleri, gerçekten ilginç. Hayat, kendisini sürdürmek için nerelerden buluyorsa buluyor, bir özü sunuyor insanlara. En olmayacak yerlerde hem de.

Kitabın ikinci bölümü, Genel İlkeleriyle Logoterapi adını taşıyor. Burada, Dr. Frankl, toplama kampı döneminden sonra yaşadığı sürede uyguladığı psikiyatrik metottan bahsetmiş. Logoterapi, bir psikoterapi metodu. Logo kelimesinin ‘anlam’ manasına geldiğini düşünürsek ‘anlam terapisi’ gibi bir şey çıkıyor ortaya.

“Logoterapi daha çok gelecek üzerine, yani hasta tarafından gelecekte yerine getirilecek anlamlar üzerinde yoğunlaşır.”

İnsanlar, hayatlarına bir anlam verme eğilimindedir çoğu zaman. Hayatta kalma sebepleri hayata verdikleri anlamdır. Zaten, insana hayatına bir anlam veremiyorsa yıkıma doğru ilerliyor demektir bu. İnsan, önce kendini anlamaya sonra varoluşunu anlamaya özde de kendi varoluşuna somut bir anlam veremeye çalışır. Logoterapi, hayatını anlamlandırma sorunu olan kişilere bir anlam bulmak için yardım eden bir psikoterapi yöntemi. Yazarın ifadesine göre, diğer piskoterapi metotlarına göre daha az müdahaleci bir yaklaşım. Psikanaliz gibi metotlar hastaya bir normal tasavvuru çizerken Logoterapi sadece yol gösteriyor. Anlamın nereden bulunduğu önemli değil, dini bir anlam da olabilir dünyevi de, insanın kendine kabul ettirdiği bir anlam olsun yeter. Bu bir evlat da olabilir cennet de.

“İnsan varoluşunun temelde geçici oluşunu aklında tutan logoterapi, kötümser değil, eylemcidir.”

Viktor Emil Frankl’ın 165 sayfalık bu eseri, iyimserlik üzerine daha sonra kitaba ek yaptığı bir bölümle sonlanıyor. Bu bölümü 1983 yılında yaptığı bir konuşmayı kullanarak oluşturmuş yazar. ‘Her şeye rağmen hayata evet demek’ gibi bir sloganı önce rağmen’leri sayarak açıklamış bu bölümde de. Elimde Okuyanus yayınlarının 39. baskısı olan bu eser anlattığı şeylerle yüzlerce baskı yapmış, yüz binlerce okuyucuya ulaşmış, kendi türünün ana kitaplarından birisi. İngilizceden Selçuk Budak tarafından çevirilmiş.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir