Bir Fransız Kaç İnsan Eder?

Paris katliamının yankıları sürüyor. Ne katliammış ki bu kadar yankı yapıyor diye sormadan edemiyor insan. Ankara katliamının yankıları bu kadar sürmedi. Bağdat’ta belki de ayda bir patlayan ve onlarca kişinin ölümüne sebep olan bombalar dünya basınında bu kadar yer bulmuyor. Biz dahi Bağdat’ta patlayan bombalara gazetelerin alt satırlarında şöyle bir göz atıp geçiyoruz. Kiminin canı pahalı, kimininki ucuz şu dünyada.
Pazartesi bütün ölenlerin aynı tarafta olduğunu söylemiştim. Paris’te ölenlerle Bağdat’ta ölenler arasında zerre miskal fark yok. Bağdat’ta bir pazar yerinde alışveriş yaparken canından olanla Paris’te konser salonunda kurşunlara hedef olarak canından olan arasında fark yok. İkisi de durduk yerde, yok yere canından olan insanlar. Dünyanın düzenindeki sömürenler ve sömürülenler ayrımının sebep olduğu şiddetin kurbanları. Dünya düzeninin kanser olmuşluğunun ölümden önceki krizleri.
Sayın Cumhurbaşkanımız katliamdan hemen sonra, Ankara’daki, Diyarbakır’daki, Suruç’taki, Gaziantep’teki saldırı ile Paris’teki arasında bir fark yoktur diye manidar bir açıklama yaptı. Beyrut’taki, Bağdat’taki, Nijerya’daki, Çad’daki saldırılar da aynı kategoride. Olması gereken hiçbir insanın birbirinden ayırt edilmemesidir. Bütün insanların eşit ve özgür olduğu bir dünya, sömürenlerin ve sömürülenlerin olmadığı bir dünya, kimsenin kimseden doğuştan üstün olmadığı bir dünya…


Bu senenin Ocak ayında Nijerya’daki Boko Haram saldırılarında iki binin (2000) üzerinde insan öldü. Yine Nijerya’da bu yıl içinde kurban sayısı 150 kişiye kadar varan onlarca saldırı düzenlendi ve binlerce insan katledildi.
Irak’ta, bir tanesi Paris katliamıyla aynı gün olmak üzere onlarca patlama oldu ve yüzlerce masum insan hayatını kaybetti.


Lübnan’da Paris saldırısından bir gün önce patlayan bomba 43 insanın canını aldı.


Kamerun’da, Somali’de, Yemen’de, Çad’da, Afganistan’da, Pakistan’da, Mısır’da terörist saldırılar gündelik hadiseler haline geldi. Daha iki hafta önce Mısır’dan kalkan bir uçağa yerleştirilen bomba yüzünden 224 insan hayatını kaybetti.


Demek istediğim, ortada büyük bir haksızlık var. Kimsenin canı kimseden daha kıymetli olmamalı. Bir Fransız öldü diye ayağa kalkan dünya bir Kamerunlu öldüğü zaman da ayağa kalkmalı ya da bir Afgan’ı umursamayan dünya Fransız’ı da umursamamalı. İnsanlar eşit doğarlar ve eşit ölürler. Dünyada yaşayan kimsenin kanı bir diğerinden daha kırmızı değil. Büyük eşitsizliklerin olduğu bir düzlemde matemlerin dahi adaletsiz bir şekilde yaşandığını görmek dokunuyor insanın kanına.

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir