Metres [Hüseyin Rahmi Gürpınar]

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın çok eğlenceli bir anlatımı var. Edebiyatımızda anlatımı böyle eğlenceli olan Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü gibi isimler ilk aklıma gelenler. Hüseyin Rahmi, kendi dönemi itibariyle biraz farklı bir yol çizmiş anlatım tekniği açısından. Anlatımının içine hem espriyi gömmüş hem de yaşadığı zamanın kökünden kopuk tipleriyle ilgili eleştirilerini. Elimdeki bu kitapta da Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşanan batılılılaşma çabalarını ve bu çabaların nasıl da iğreti bir elbise gibi çabalayanların üzerinde komik durduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış.

Metres kitabı Hüseyin Rahmi’nin 1899 yılında yayınladığı, ilk kitaplarından birisi. Yayınlandığı tarih, Osmanlı aydınlarının çeşitli yönlere doğru ayrıştığı bir zaman. Çok çeşitli fikri akımlarının filizlendiği bu dönemde batılılaşma hareketlerinin de bu akımlar arasında önemli bir yerinin olduğunu biliyoruz. Fakat her zamanki çelişkidir, batının bilimini mi almalı ahlakını mı yoksa her ikisini mi? Bu kitaptaki karakterler batının sadece ahlakını almakla iktifa ediyorlar. Bir Fransız kadın, batılı erkek modeline uyum sağlama iddiasındaki Osmanlı zenginleriyle metres hayatı yaşıyor. Aşığının parasını bitirene, elindekini avucundaki savurana kadar har vurup harman savurduktan sonra başka bir aşığa geçiş yaparak hayatını sürdüren bir tip.

“Şu al sevda ver sevda işinde kim harap olursa olsun bu yıkımlardan bir kişi fayda görüyordu. O da Parnas’tı. Karı şeklindeki bu dipsiz kuyu, içine ne kadar lira atılsa yutuyor, içine yayıldıkları vücutları öldürmeden bırakmayan mikroplar gibi, pençesine düşürdüğü serveti tamamıyla bitirmedikçe rahat etmiyordu. Ama kabahat kimde? Yiyende mi yedirende mi?”

Parnas adlı bu kadının peşinden koşturan Osmanlı asilzadelerinin başlarından geçen hadiseler daha çok eğlenceli bir dille aktarılmış okuyucuya. Yazar zaman zaman açıklayıcı, zaman zaman da nasihat edici bir metot izlemiş anlatırken. Çoğunlukla esprili bir dille anlatmış olup bitenleri.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Metres adlı 355 sayfalık bu kitabı Kemal Bek tarafından günümüz Türkçesine uyarlanmış. Özgür yayınları tarafından 1998 yılında basılmış. Kitabın başında yazarın hayatı ve eserleri hakkında bilgilere yer verilmiş.

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir