Portre [Nikolay Vasilyeviç Gogol]

Geçenlerde elime geçen Portre kitabını çok eskiden okumuş olmama rağmen tekrar okudum. Şöyle bir gözatayım derken kitap beni sardı. İnsanın eskiden okuduğu kitapları bazen tekrar gözden geçirmesi gerekiyormuş demek ki. Onlu yaşlarda bu kitabın bende uyandırdığı duygu başkaydı şimdiyse daha başka. Kitabı sanki çok eski ve uzak bir hatıraymış gibi aldım elime. Hadiseleri hayal meyal hatırlıyorudum. Baştan sona kadar soluksuz okudum. Kitabın makbul olanı uykuya bile tercih edilenidir. Gecenin bir yarısı olmasına rağmen elinden bırakamadığın, sabahın çok erken bir saatinde bile seni yatağından kaldırabilen kitap güzel kitaptır. Gogol’un Portre kitabı büyük bir roman değil. Uzunca bir hikaye. İki parçadan oluşuyor.

Erdem Nerede [Mustafa Lütfi el-Menfaluti]

Mustafa Lütfi el-Menfaluti için Mısır edebiyatının Montaigne’i demek mümkün. Doğu tarzı klasik hikayelerin modern hikayeye evriminde Türkiye’de Ömer Seyfettin’in tuttuğu yerin Mısır temsilcisi ve çağdaşı. Geçtiğimiz yüzyılın başında Mısır’da yaşamış olan yazar kendinden sonra gelen birçok yazarı da etkilemiş. Örneğin Necip Mahfuz edebiyatı sevmeyi Menfaluti’ye borçlu olduğunu söylüyor. Ülkemizde pek tanınmamış olmasına şaşırdım bu yazarın. Elimdeki kitap 1997 yılında Şule Yayınları tarafından basılmış. Yazarın uzun yıllar boyunca bir gazete köşesine yazmış olduğu yazılarından oluşan kitapları mevcut fakat dilimize çevrilip çevrilmediğini bilmiyorum. Erdem Nerede? Kitabı gazetede yayınlanan yazılarından oluşturulmuş bir seçki niteliğinde. Yazar başından geçmiş gibi anlattığı ve belki de gerçekten