Yeni Başlayanlar İçin Göbeklitepe [Göktuğ Halis]

Göbeklitepe hususunda bilgi edinme arzum beni önce kötü bir yola, buranın sadece ismini kullanarak kitap yazma güdüsünü tatmin etmeye çalışan bir adamın kitabına sürdü. Izdırabımı iki satırla ifade edince konuyla ilgili araştırmaları ve kitapları olan bir yazar beni buldu: Göktuğ Halis. Büyük bir nezaketle, kitaplarından Göbeklitepe ile alakalı olanları bana hediye etmek istediğini söyleyince çok sevindim. Şu sıkıntılı günlerde heyecanla kargo yolu gözlemeye başladım ki hızlıca ulaştı kargo bana. Üç adet kitabını göndermiş Göktuğ Bey. Elimdeki kitapları bir kenara bırakarak hemen birincisine, Yeni Başlayanlar İçin Göbeklitepe kitabına başladım.

Yeni Başlayanlar İçin Göbeklitepe birden fazla amaca yönelik olarak yazılmış bir kitap. Birincisi ve hepsinden önemlisi, Göbeklitepe hususunda aydınlatıcı bir bilgi vermek. Bunun için tarih öncesi çağlardan başlayarak Göbeklitepe’ye kadar bir sunum yapmış yazar. Bu sunum çeşitli fotoğraf ve resimlerle de daha eğlenceli hale getirilmiş. Öyle ki, daha büyük boy ve renkli olsaydı çocuklar için de bilgilendirici bir kaynak olabilirdi. Göbeklitepe’nin neredeyse tüm ayrıntıları krokilerle ve fotoğraflarla sunulmuş. Bir fırsatını bulup Urfa’ya gidip yerinde görmek istiyordum, görmüş kadar oldum. İkinci olarak, buranın bir tapınak olduğu hususundaki kabullenişe karşı biraz daha temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çiziyor yazar. Göbeklitepe bir toplanma yeri olarak kullanılmış olabileceği gibi yaşama alanı olarak da kullanılmış olabilir. Hemen burayı tapınak olarak adlandırmadan önce arkeologlar dışındaki bazı bilim insanları da konunun üzerinde durmalılar. Halis’e göre tapınak kelimesinin bugünkü anlamından ziyade yapıldığı günün kültüründe ne ifade ettiğine bakmak gerekiyor. Burada bulunan kafatasları da duruma farklı bir boyut kazandırıyor. Atalara ait kafatasları da biriktirilmiş olabilir, düşmanların kafatasları da sergileniyor olabilir. Bir kurban ritüelinin de parçaları olabilir. Henüz bu konuda elimizde yeterince veri yok.

Bu kitaptan öğrendiğim yeni bir bilgi de, tarih öncesi insanların göçebe avcı-toplayıcı iken tarım devrimi ile birlikte yerleşik hayata geçmiş olmalarının tam doğru olmayışı. Avcı ve toplayıcı gruplar da kendileri için verimli yerlerde yerleşik hayata geçmişler. İkinci bir bilgi de, neolitik yaşama geçişte Anadolu’nun merkezi bir rol oynadığı gerçeği. Mezopotamya’yı merkez kabul eden bilgilerin aksine, Anadolu bulguları merkezin burası olduğunu gösteriyor.

Göbeklitepe, günümüzden 12 bin yıl önce inşa edilen bir merkez. Kazılar neticesinde bulunan şekillerin dışında bunların ne ifade ettiği de insanlık için merak konusu. Göktuğ Halis de bunları inceleyerek kendi deneyimleri ışığında çeşitli çıkarımsamalarda bulunmuş. T şeklindeki yapıların aslında haç olduğu konusunda yazar oldukça emin. Göbeklitepe’nin şiddet içeren bir ritüele şahitlik ettiği kesin olmasa da kanlı bir ritüele tanıklık ettiği belli oluyor. Netice itibariyle burayla ilgili bilgilerin derinleşmesi için bulguların daha iyi analiz edilmesine ihtiyaç var.

Bu kitap için sevgili yazar Göktuğ Halis‘e teşekkür ediyorum. Konuyla ilgili yazılma iddiasında olup konunun kenarından şöyle bir geçen bir Göbeklitepe kitabından sonra ilaç gibi geldi. Göbeklitepe Sembolizmi adlı, yazarın bir diğer kitabında sanırım konuyu derinleştireceğim. Bu kitap başta da söylediğim gibi girizgah niteliğinde oldu benim için. A7 Kitap Yayıncılık tarafından basılan Yeni Başlayanlar İçin Göbeklitepe 102 sayfa.

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir