Yarım Bırakılmış Defterler

Oysa ne heyecanlı başlamıştı maceramız. Birkaç arkadaş bir şeye niyet edip almıştık bu defteri. Bir vakıf kurup insanlığa mutluluğu getirecektik ya da en azından fakir çocukları mutlulukla dalacaklardı uykularına. İlk sayfasına da koskocaman harflerle “Bismillahirrahmanirrahim” yazmıştık. Rabbimizin bize yardım edeceği ümidiyle. Ya da belki de işe başlayışımızın ilk gününde kendi kendimize bir karar almıştık, her şeyimiz düzenli olsun diye bir defter tutacaktık. Yaşadığımız her hadiseyi günü gününe yazacaktık. Fakat olmadı. O defter yarım kaldı. İlk sayfalarına birkaç tane not yazdık. Sonrası boş, bomboş. 

Kadim zamanlarda, defterin kalemin hâlâ kıymetli olduğu zamanlarda, insanlar kıyamazlarmış deftere bir şey yazmaya. Yoksulluk çekmiş insanlardan, sonradan varlığa erişen hatta varlıklarını bir de otobiyografi ile taçlandıranlardan okudum, ilkokul defterlerini silgiyle silip ertesi sene bir daha kullandıklarını. Bir zamanlar her şeyin ayrı bir kıymeti varmış. Şimdi biz her şeyin bol ve ulaşılır olduğu bu zamanda yaşadığımız için çok da ayırdında değiliz elimizdekilerin gerçek değerlerinin. Belki de elimizdekilerin gerçek değerleri aslında düşündüğümüzden az. Yine de kafalarımız eski olduğu için elimizde olana kıymet vermeden duramıyor bir kısmımız. Bir kağıt parçasını heba etmemek, bir ekmek parçasını çöpe atmamak için ne uğraşlar veriyoruz. 

Eski defterlerin, daha doğrusu yarım kalmış eski defterlerin bu israf etme-etmeme düşüncesinden farklı bir yönleri var. Yarım kalmış eski defterler yarım kalmış heyecanları, hayalleri, ümitleri de ifade ediyor. Bir talebenin tüm heyecanı ile başladığı o defteri hiç tamamlayamaması ile çok sevilen leziz yiyeceğin boğazda takılıp kalması benzerlik göstermiyor mu sizce? Boş bir defter, insanoğlunun hayal gücünü ifade eder bir yerde. Boş defter, yapılması muhtemel olan milyonlarca güzel işi, farklı düşünceyi, yenilikçi buluşu taşır kendinde, potansiyel olarak. Boş defter, eline düştüğü insanın potansiyeli kadar kıymetlidir. Bir kırtasiyeci dükkanının raflarındaki tüm boş defterler aynı pahadayken, satın alınan defterin değeri satın alanın hayal gücü zenginliği kadar değerlenmiştir artık. 

İlk sayfaları yazılarak yarım kalmış o defterler koca koca hayal kırıklıklarıdır. Bugün artık az bulunan şeyler olmadığı için defterler, her sene dağıtılan ajandalarla birlikte önemli bir yekun tutarlar lakin barajlardaki suların ne elektrik üretiminde ne de sulamada kullanılmadan buharlaşması gibi; yarım bırakılarak uçar gider önemli bir çoğunluğu. Hepsini toparlayıp o ilk birkaç sayfaya baksanız size neler neler anlatırlar. Bir iş için tutulan bir defter, işin artık duraklaması ile yarım kalmıştır. Bir ders için tutulan defter öğrencinin derse ilgisinin azalması ile yarım bırakılmıştır. Günlükler hele, ilk sayfaları heves  ve istekle yazılan o defterler bir kenara atılmış, ilk beş-on sayfası yazılı halde tozlanmaya terk edilmiştir. 

Yarım kalmış şeylerin hüznünü taşır yarım kalmış defterler. Tek farkla ki, yarım kalmış defterler aynı zamanda heyecanlı, hevesli başlangıçları temsil eder. Hepinizin eşyalarının arasında en az bir tane yarım kalmış defter vardır. İlk çocuğunuzun doğumundan itibaren tutmaya heveslendiğiniz o defter ilk gaz sancılarıyla birlikte bir kenara atılmıştır da çocuk okul çağına başlayınca elinize alıp bakmışsınızdır. Bütün şiirlerinizi yazacağınız o defter üç-beş denemeyle birlikte rafa kalkmıştır. Heyecanlar azalmış, istekler solmuştur. Zamanın o her şeyi ezip geçen acımasızlığı sizin heyecanınızı da hevesinizi de dişlilerinin arasına alıp ezip geçmiştir. 

Yarım bırakılan şeylerin hüznü sinmiştir yarım kalan defterlere. Alın o defterleri elinize ve koklayın. Sonbahar hitama ermeden karın yağmaya başlaması gibi, gencecik ömürlerin baharı yaşamadan kara toprakla son bulması gibi, İstanbul’u fethedecek bir komutanın bir savaşta esir düşüp kafese koyulması gibi, adaletsizliği sonlandıracak bir peygamber torununun çöllerde katledilmesi gibi bir koku alacaksınız ondan. 

22 Haziran 2020 Net Haber yazım

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir