Locos Bir Jestler Komedisi [Felipe Alfau]

Felipe Alfau, tek romanlık yazarlık serüvenini gerçek bir yıldızla süslemiş. Locos. Roman aynı zamanda bir hikaye kitabı gibi fakat hikayeler birbirleri ile çok fazla iç içe geçtiği için hikaye değil de roman diyoruz Locos’a. Bir Jestler Komedisi alt başlığı kitabın kendine özgü bir mizah anlayışının olduğunu haber verse de gülmek için okunacak kitaplardan değil. İnsan düşüncesini derinden sarsan kitaplardan.

Çok okumanın böyle bir faydası var. Genel geçer kitapları okuduktan sonra okur, arayışa giriyor. Bu arayış süreci, çuvallarca keçiboynuzu yeme süreçleri içerse de böylesi kitaplara rastlanınca insan yaptığına değdiğine ikna oluyor. Her romancı bir piyanist gibi. Hepsinin elindeki enstrüman aynı (dil), tuşlar aynı (kelimeler) fakat ortaya çıkan eserler çok farklı.

Locos Bir Jestler Komedisi’nin karakterleri de her hikayede birbirinden farklı bir yönleriyle ortaya çıkıyorlar. Bir hikayedeki söylenti bir başkasının konusu olabiliyor. Bir gerçek bir rüyaya dönüşüyor, bir efsane bir de bakıyorsunuz ki gerçeğin ta kendisi olmuş. Kitaptaki karakterler, gerçekte yaşayan kişilere aşık oluyorlar. Yazar, karakter yaratımı esnasında bir işi çıkıp masadan kalkmayagörsün, karakter sazı eline alıp kendisine hayat yazmaya başlıyor. Hikaye örgüsü bir yerinden kopup, okuyucu olarak, sizin de hayatınıza girecek diye korkuyorsunuz bir saatten sonra. İspanyolca konuşan çekik gözlü zenci ve dev yapılı bir adam bir anda oturduğunuz balkona doğru bakarak “Gracias Senor” diyerek Panama şapkasını sallayacakmış gibi hissediyorsunuz. Yaratı dünya ile gerçek dünya arasında bir kapı açılabilse, tüm karakterler, Felipe Alfau ile birlikte, Peder Inocencio, Dr. Jose de los Rios, Don Laureano Baez ve Bejarano’lar ve diğer tüm tiplemeler gelip dolaşacaklar sokaklarımızda neredeyse.

Roman, ilk olarak 1930’larda yayınlanmış fakat hak ettiği ilgiyi görememiş ne yazık ki. Yazarının tek kitapta kalmasının nedeni de bu olsa gerek. Bu yönüyle Oğuz Atay’ın romanının uzun yıllar karanlıkta kalışını anımsattı bana. 1980’lerde yeniden keşfedilince kitap, Amerika’daki yayıncı yazarına para teklif eder. Yazar, keşfedilmemiş yazarların kitaplarını yayınlamak üzere kullanılması isteğiyle parayı almayı reddeder. Bu durum da kendi içinde bir dram içeriyor. Varoluş Dramı’nın bir parçası gibi. Nihayetinde kitap okuyucuyla buluşur, bu cesaretle bir roman daha yazar Alfau fakat ömrünün son demi gelmiştir artık. “Chromos” adlı bu roman Türkçede var mı bilmiyorum.

Bu güzel eseri karşıma çıkaran zincirin halkalarına teşekkür ederim. Sevgili dostum Zeki Kaya’nın tavsiyesi ile okuduğum Bartleby ve Şürekası kitabı ve bu kitapta bu kitabın adının geçmesi. Arkasından Ekin Uşşaklı’nın kitabı çevirmiş, MonoKL yayınlarının da basmış olması.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir