Gündönümü Harekatı [Mustafa Ali Yurdupak]

Mustafa Ali Yurdupak’ın ilk romanı olan Gündönümü Harekâtı, farklı tarzıyla, polisiye edebiyatımıza farklı bir soluk getirecek yeni bir yazarın da ayak sesleri aynı zamanda. Casuslukla ilgili bir roman okurken hep meşhur James Bond gözümüzde canlanıyor. İkinci dünya savaşı dönemleri ve ardından başlayan çift kutuplu siyasal ortamda casusluk faaliyetlerinin önem kazandığını biliyoruz. Bu durum yabancı yazarlar ve senaristler tarafından oldukça verimli bir şekilde değerlendirilmiş ve ortaya bugün çok iyi bildiğimiz o karakterler çıkmış. Peki ya ikinci dünya savaşı sırasında olsun, sonrasındaki dönemlerde olsun, hep arada kalmaya çalışmış olan Türkiye’nin eli armut mu topluyordu? Bu kahraman milletin evlatları herhangi bir alanda dünyanın diğer milletlerini dize getirebilecekken casusluk konusunda hiç bir şey yapmadılar mı? Yaptılar elbette fakat dünya tarihini yazan Türk milletiyken, Amerikalıların üç fasiküllük tarihlerinden dünya kadar film çıkarmaları gibi biz yine gölgede kaldık. İşte Yurdupak, bu romanıyla bir dönemde yaşanmış olması muhtemel olan bir mücadeleyi ortaya koyuyor. Muhtemel diyorum zira kitabı okuduktan sonra hadiselerin gerçekten yaşanıp yaşanmadığı konusunda emin olamayacaksınız. Yazar, bütün ayrıntılara o kadar fazla dikkat etmiş ki: Giysilerden otomobillere, markalardan binalara kadar her şey anlatılan dönemin cansız şahitleri. Bir havuzdan bahsediyorsa biliniz ki o havuz bir dönem İstanbul’un bir yerlerindeydi. Bir sigara paketinden bahsediliyorsa biliniz ki o sigara markası bir dönem sattı. Bunun gibi yüzlerce dikkatle çalışılmış ayrıntı kitabı ilmek ilmek örülmüş bir dantel haline getirmiş.

Gelelim kitabın konusuna. Gündönümü Harekâtı, 2. dünya savaşının talihinin müttefikler lehine dönmeye başladığı bir zamanda geçiyor. 1943 yılında Almanlar, Rusya karşısında güçlerini yitirmeye başlamışlardır ve fakat savaşın talihini değiştirebilmek için oynayabilecekleri son bir koz vardır ellerinde. Nükleer kozu. Nükleer yarışını Amerika ya da İngiltere’den önce kazanırlarsa savaşı da kazanacaklardır. Bunun içinse önemli bir bilim adamının desteğini almaları gerekiyordur. Beş yıl önce Türkiye’ye sığınmış bir bilim adamını bulup Almanya’ya getirirlerse ölümcül silah hızlıca tamamlanacak, savaş Almanların olacaktır. Kudretli Alman istihbaratının karşısındaysa karikatür bantlarından çıkmış görüntüsüyle Amcabey ile onun yetiştirdiği genç bir Türk subayı durmaktadır.

Mustafa Ali Yurdupak’ın ilk romanı olan Gündönümü Harekâtı, 400 sayfalık bir eser olmasına rağmen hızla okunup bitecek cinsten bir kitap. İnkılap yayınları tarafından basılmış. Romanın, seriye dönüşeceğini ümit ediyorum.

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir