GPT-3 ve Sonrası

GPT-3 adlı yazılımın maharetlerini duyduğumda yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. Bir yazılım düşünün ki insanları taklit edebiliyor. İnsan düşüncesini modelleyerek insanların ürettiklerine benzeyen metinler oluşturabilen bir yazılım. Yapay zekânın kat ettiği mesafede önemli bir köşe taşı. Yakın zamanda birçok meslek grubunu gereksiz hale getirip yok edebilecek bir devrim. 

Aklıma nedense çok fazla göz önünde olma merakına sahip olan kartvizit sahibi insan geldi. Kartvizit sahibi diye kategorize etmemin sebebi ne diye kategorize edeceğimi bilememem. Kartviziti olan kişi unvanı olan kişidir. Kartviziti olmayanın bir unvanının olmasını beklemezsiniz. Dolayısıyla bir şeyler söyleme kaygısı da yoktur. Unvan, bir şeyler söyleme kaygısını da beraberinde getiren bir nitelik. Bir unvana sahip olmak, onu şaşaalı bir kartvizite bastırmak istiyorsunuz. Nokta nokta müdürü, nokta nokta başkanı, nokta nokta sorumlusu diye. Arkasından, yani kartviziti elinize aldığınız o kutlu zafer gününün gecesinde uykuya dalmanıza engel olacak o ilk duygu nedir biliyor musunuz? Unvanınız varsa biliyorsunuzdur, olmayanlara söyleyeyim: Kaybetme korkusu. Aynı gece uykunuzu kaçıracak olan şey bu unvanın nasıl korunacağı sorusudur. Arkasından bir dizi faaliyet kurarsınız kafanızdan. Faaliyetlerin bir kısmı unvanın konusuyla ilgili yetersiz bazı emek-yoğun faaliyetlerdir. Asıl olması gerekense metin üretmektir. Bazı metinler üretilmelidir ki unvan sonsuza kadar o kartvizitin üzerinde, isminizin hemen altında kalabilsin. Yoksa haliniz harap. 

GPT-3 teknolojisinin güzel tarafı, kitleler tarafından yaygın bir şekilde kullanılmaya başlamasıyla birlikte metin üretme kaygısını da yok edecek olmasıdır. Milli bir bayram mı var? Bas düğmeye versin size metninizi. Nokta nokta başkanı olarak bu kutlu günün bilmem kaçıncı senesinin ilk günkü gibi kıvanç ve heyecanla kutlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Var mı daha ötesi? Tüm unvan sahipleri için biribiri ile bağlantısı olmayan ve tamamiyle özgün metinler. Ağaç bayramı olur, kandil gecesi olur, cuma sabahı olur. Bas düğmeye al metnini. Böylelikle tüm kartvizit sahiplerinin karşı karşıya oldukları o bitmek tükenmek bilmeyen ev ödevi sancısı da tarihe karışacak. Yeter ki bu teknoloji yaygın bir şekilde kullanılmaya başlansın. 

Hadisenin bir diğer yönü ise bir saatten sonra bir koltuk işgal eden herkesin GPT-3 yüzünden işlevsiz hale gelecek olmasıdır. Emek-yoğun faaliyetlerin hep ikincil kişiler tarafından gerçekleştiriliyor olması gerçeğinden yola çıkarsak, bu birinci kişiler ne işe yarıyorlar ki önemli günlerde metin yayınlamaktan maada? Bu durumda, böyle bir gelişimin bir yandan tüm koltuk sahipleri için büyük bir yükün yok edilmesi açısından alkışlarla karşılanması gerekirken diğer yandan manevi mezarların kazılması açısından bakılırsa gözyaşlarının ıslattığı mendillerle beklenmesi gerekiyor. Yazılım, bir noktadan sonra o kadar fazla yerini alacak ki koltuk sahiplerinin, koltuklarda birilerinin oturmasına ne gerek var sorusunu da aynı anda uyandıracak zihinlerde. Ne kadar özgün de olsa hep aynı tarz metinlerin senenin neredeyse 365 gününe yayılan o hususi günlerde yayınlanması bir basmakalıplık havası oluşturacak muhtaplar için. Bu da koltukları bir bir boşaltacak zaman içerisinde. 

GPT-3 yazılım dünyasının şimdiye kadarki en büyük devrimlerinden birisi. Bakalım bu kasırga matbaanın icadı gibi karşılanacak, dünya genelinde dediğim gibi bir neticeye sebebiyet verecek mi?

19 Ekim 2020 Net Haber yazım

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir