Galapagos [Kurt Vonnegut]

Kurt Vonnegut evreninin sınırlarını hâlâ tam olarak keşfedebilmiş değilim. Başka başka gezegenlerde yaşayan başka başka varlıklar, zaman içerisinde yapılan salınımlar. Vonnegut’un hayal dünyası çok fazla derinlik vadediyor okuyucusuna. Benim hayıflandığım nokta yazarı geç keşfetmem ve kitapları çıkış sıralarına göre okumamış olmam. Şimdi karışık okuduğum seriyi belki ileride baştan sona okumasam da şöyle bir gözden geçiririm diye düşünüyorum.

Kayıp Rıhtım adlı web sitesinden aldığım listeye göre Vonnegut kitapları sırasıyla şöyle:

Otomatik Piyano (1952) (April Yayınları)

Titan’ın Sirenleri (1959) (Can Yayınları)

Gece Ana (1961) (April Yayınları)

Kedi Beşiği (1963) (April Yayınları)

Allah Senden Razı Olsun Bay Rosewater (1965) (Can Yayınları)

Maymun Evine Hoşgeldiniz (1968) (Can Yayınları)

Mezbaha 5 (1969) (April Yayınları)

Şampiyonların Kahvaltısı (1973) (April Yayınları)

Hacıyatmaz (1976) (April Yayınları) (Paldır Küldür ile aynı kitap)

Paldır Küldür (1976) (April Yayınları) (Hacıyatmaz ile aynı kitap)

Kodes Kuşu (1979) (Dost Kitapevi)

Kör Nişancı (1982) (Can Yayınları)

Ölümden Beter Yazgılar (1982) (Dost Kitapevi)

Galapagos (1985) (Can Yayınları)

Mavi Sakal (1987) (Can Yayınları)

Hokus Pokus (1990) (Dost Kitapevi)

Allah Senden Razı Olsun Dr. Kevorkian (1999) (April Yayınları)

Ülkesi Olmayan Adam (2005) (Galata Yayıncılık)

Ölümlüler Uyurken (2011) (April Yayınları)

Enayinin Portföyü (2012) (Nora Kitap)

Daha Ne Olsun (2013) (April Yayınları)

Hemen hemen yarısını okumuşum. En akılda kalıcı olanlarından birisi de bu elimdeki. İnsanlığın bir milyon yıl sonraki durumu ve bu duruma giderken 1986 yılında yaşananlar.

“Gezegende hâlâ yetecek kadar yiyecek ve yakıt vardı aslında, insanların sayısı ne kadar artmış olursa olsun. Ama o insanların milyonlarcası şimdi açlıktan ölmek üzereydi. En sağlıklıları yemek yemeden yalnızca kırk gün dayanabilir ve sonra kaçınılmaz olarak ölürlerdi.

Bu kıtlık da hiç şüphesiz, Beethoven’in Dokuzuncu Senfoni’si kadar, aşırı büyük beyinlerin ürünüydü.

Her şey insanların kafasında olup bitmişti aslında. İnsanlar sadece kağıttan zenginliğe yönelik görüşlerini değiştirmişlerdi; ama neresinden bakarsan bak, gezegene Lüksemburg büyüklüğünde bir meteor çarpıp onu yörüngesinden çıkarsaydı da bundan kötüsü olamazdı.”

Bu kitap, işte bu koskoca insanlığın minicik bir noktaya indirgendiği ve sonra şans eseri yeniden genişlediği bir dönemi anlatıyor. İlginç bir şekilde, virüs salgınlarını da öngörüyor yazar ta o yıllardan.

“Oysa gezegenin en muzaffer organizmalarının her zaman için mikroskobik oldukları tartışılmaz bir gerçektir. Davudlarla Golyatlar arasındaki onca karşılaşmadan hangisinde bir Golyat’ın galip geldiği görülmüş?”

Bu çok eğlenceli ve düşündürücü Kurt Vonnegut kitabı, Galapagos, Can Yayınları tarafından basılmış. Handan Balkara dilimize kazandırmış. 310 sayfa.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir