Doğu’nun Limanları [Amin Maalouf]

İsyan adında birisinin uysal birisi olacağı düşünülebilir mi? Bizim İsyan da uysal değil tabi ki. Babasının kendisini tıp tahsil etsin diye gönderdiği Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’na yakalanıyor. Boş durmaktansa Almanlara direnen bir örgüte karışarak savaş kahramanı oluyor. Fakat hayat her zaman adil değildir ve yaşadıklarınız nihayet bulduğunda hikayeniz çoğunlukla sıradan, nadiren destan ya da trajedidir. İsyan’ın hayatı da işte bu nadir bulunan destan yahut trajedilerden.

“Yıllar ve yıllar geçti ama zaman, bir yansımadır: geçmiş saatler ve günler, haftalar ve yıllar sonunda aynı kül yığınına sahip olurlar.”

Bir insanın kanında kaç değişik cevher bulunabilir ki? İsyan’ın kanında Araplık, Türklük, Ermenilik iç içe geçmiş. Hatta bir dedesinin Sultan Abdülaziz olduğunu düşünürsek damarlarında kaç milletin kanının dolaştığı daha da bir netleşir. Beyrut’taki hayatı Fransa’da devam ediyor ve ardından yeniden Beyrut. Arap-Yahudi mücadelesinin orta yerinde bir Beyrtu’ta sıradışı bir hikaye.

Amin Maalouf‘un 200 sayfa civarındaki bu güzel eseri Doğu’nun Limanları‘nı Esin Talu Çelikkan dilimize kazandırmış. Yapı Kredi Yayınları tarafından basılmış.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir