Doğu Türkistan’ı Umursayan Yok

Birleşmiş Milletler‘den başlayarak uluslararası kuruluşların ve aktörlerin Doğu Türkistan konusunda kör-sağır-dilsiz olduğunu süreç içerisinde gördük, görmeye devam ediyoruz. Dünyanın, Doğu Türkistan köşesinde, tüm insanlığın gözlerinin içine sokularak soykırım uygulanıyor ve buna karşı ses çıkaran yok. Ses çıkaranın olmamasını geçtim, içten içe sevinenlerin olduğunu ispatlarcasına utanmadan Çin hükumetini tebrik edenler, alkışlayanlar var.

Uluslararası toplumun bu konudaki körlüğünün altında yatan nedenler belli. Aslanın önündeki avı alma cesaretini gösterebilecek yürekte kimse yok. Dün, Amerika’nın Güney Amerika’da ya da Güney Asya’da ya da dünyanın başka bir köşesinde yaptıklarına kimsenin sesini çıkarmadığı gibi bugün de Çin’in yaptıklarına kimsenin sesi çıkmıyor. Dünyanın yeni süper gücünün Çin olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Bu yeni süper güç, her süper güç gibi, kan ve gözyaşı ile kuracak imparatorluğunu. Doğu Türkistan’a yaptıklarını bugün susanlara da yapacak, hepsi sırayla.

Çin, dünyanın her ülkesine ekonomik olarak dokunmuş durumda. Ekonomik anlamda o kadar fazla yayılmış ki, kafanızı çevirdiğiniz anda 8-10 tane Çin üretimi ürün görebilirsiniz. Eskiden “dışa bağımlılık” diye bir kavram vardı. Bugün o kavram şekil değiştirmiş ve dünyanın tüm ülkeleri için “Çin’e bağımlılık” halini almış durumda. Elektronik ürünlerden giyim kuşama kadar ortalama bir evdeki eşyanın yarısından çoğu bu ülkeden geliyor. Hal böyleyken, bu tüketim bağımlısı ortamda, kimse kalkıp Çin ürünlerini boykot edemez, lafını bile edemez.

Geçen hafta İran’ın Birleşmiş Milletler’de oy kullanma hakkını iptal ettiler. İran, yıllardır ambargolarla kıstırılır. Ambargonun ne için uygulandığını sorarsanız doğru dürüst bir cevap alamazsınız. Ambargo yüzünden bir halk birçok ihtiyaca ulaşamıyor. Bakın, İran devleti umurumda değil, halka ceza vermek kimin ne haddine. Masum çocuklara ceza vermek nasıl bir insafın ürünü? Gücü yeten devletlere, hükumetlere karşı dursun. Bir babayiğit de çıkıp Çin devletine karşı duruyor mu? Bir kahraman diyor mu ki “Bu Çin’in yaptığı insanlık suçudur, Çin için yaptırım uygulayalım”. Diyemiyor. Çünkü uluslararası politikaya demokrasi gelmiş değil. Bin yıl önce nasıl güçlü devletler ve güçsüz devletler arasında gerçekleşen bir diplomasi vardıysa bugün de aynısı var.

Çin, bugün, Doğu Türkistan’da, Türk ve Müslüman bir halka soykırım uyguluyor. Çok uzun sürmeyecek bu soykırım ve bir süre sonra oradaki insanlar ya ölecek ya da Çinlileşerek hayatlarını kurtaracak. Tarih bu günleri kaydedemeyecek belki zira kayıtları da silecek yüksek teknoloji sahibi zalim Çin devleti. Fakat biz yaşadığımız sürece unutmayacağız bu olup bitenleri. Dünyadaki tüm devletlerin, örgütlerin, uluslararası aktörlerin, sivil toplum kuruluşlarının bu katliamı görmezden geldiğini de unutmayacağız.

Uluslararası toplum sınıfta kaldı. Covid-19 pandemisinden küresel ısınmaya, silahlanmadan çevre kirliliğine, açlıktan çocuk haklarına kadar aklınıza gelebilecek her konuda Birleşmiş Milletler ve tüm uluslararası kuruluşlar varlıklarının anlamsız olduğunu ispatlarcasına sınıfta kaldılar. Bu kuruluşların tüm faaliyetleri şovdan ibaret. Gerçek sorunları görmezden gelip hiçbir şey yapmayarak kendileri için fon sağlıyorlar bu kadar. Dünyada ise zulüm, hüküm sürmeye devam ediyor. Güçlü olanlar güçsüzleri, diğerlerini gözdağı verircesine izlettirerek ezmeye devam ediyor.

7 Haziran 2021 Net Haber yazım

Author: mehmet
Mehmet Zeki Dinçarslan