Kategori: Düşünceler

23
Eki
2009
Posted in Düşünceler

Duvarlar

     Son zamanlarda televizyonlarda yayınlanan bir gazete reklamı dikkatimizi çekiyor. Duvarlarınızı  yıkın diyor reklam özetle. Herkesin etrafına ördüğü bir duvarı var. Reklam da bu duvarın yıkılmasını öğütlüyor izleyicilere. Biz de izlerken düşünüyoruz, gerçekten böyle duvarlar var mı etrafımızda diye. Doğru, etrafımızda duvarlar var lakin duvarları biz değil de bizim…

09
Eki
2009
Posted in Düşünceler

Bir İnsanın Değeri Ne Kadar?

Yerine göre olabilir bu sorunun cevabı. Yerine göre, zamanına göre, parasına göre, eğitimine göre diye devam etmeli. Fakat en başta yerine göre. Uganda’da, Sudan’da, Nijerya’da yaşayan bir insanın değeri ile Danimarka’da, Fransa’da, Almanya’da yaşayan bir insanın değeri arasında dağlar kadar fark var. Afrika’da yaşayan insan…

02
Eki
2009
Posted in Düşünceler

Ömrünü Nerede Tükettin?

Çay içmek için ketıl’ın düğmesine basıyorsun. KLİK. Ketıl ne değişik bir isim. Nereden geliyor acaba? Doğur yazılışını bile bilmiyorsun. Gâvur icadı bir şeytan işi olarak mı, modern zamanların şükür vesilelerinden biri olarak mı değerlendirmen gerekiyor? Yüzlerce yıl öncesine gittiğin zaman daha iyi algılayabiliyorsun aletin kıymetini….

25
Eyl
2009
Posted in Düşünceler

Çocukluk

Yeniden dünyaya gelsem, hiç büyümez, çocuk kalırdım. Topaçlar, adi tahtalardan yapılmış, üzerlerinde kırmızı yeşil çizgiler, boyaları sökülmüş. Gazoz kapakları sıralanmış, içi macun dolu kavanoz kapaklarıyla vurulmaya çalışılıyor. Gökyüzü izleniyor mütemadiyen, bazen bulutlar anlamdan anlama giriyor, bazen masmavi, bazen bembeyaz. Yağmurun ayrı anlamı var, karın ayrı….

31
Ağu
2009
Posted in Düşünceler

İdealler ve Döngüler

Ramazan zor zenaat. Hele ki mevsim yazsa. Kafamın içi akşama kadar uğuldayıp duruyor. Tren yolunun kenarında oturan insanlar nasıl alışıyorlardır acaba vakti belirsiz gürültülere. Ya da çok gürültülü bir yerde çalışan adamın beyni uğuldanmaya alışkın mıdır? Keşke beyinlerimiz için birer kavanoz olsa yatağımızın başucunda. Kullanmadığımız…

21
Ağu
2009
Posted in Düşünceler

Muhasebe Ayı Ramazan

Çocukken haftalar bana asırdı;Derken saat oldu, derken saniye…İlk düşünce, beni yokluk ısırdı:Sonum yokluk olsa, bu varlık niye? Çocukken sınırlı bir dünyamız ve bu dünyayı süsleyen sınırsız hayallerimiz vardı. Dünyamız iki oda bir salon ve fazladan belki bir sokaktı. Derken sokaklara caddeler eklendi. Bildiklerimiz arttıkça sınırlı…

03
Tem
2009
Posted in Düşünceler

Bir Akşam Gezmesi

Ortalama aile akşamüstü gezintiye çıkmış. Şehrin sokaklarında, caddelerinde ufak bir yürüyüş yapıp evine dönecek. Yolda acelesiz adımlarla salınarak yürüyorlar. Günün yorgunluğunu bir miktar atmış olacaklar, sıcak havada ev ortamından bir süreliğine uzaklaşarak stres atacaklar. Karşı kaldırımda asabi bir vatandaş sinirlendiği birisi hakkında küfürler sayıyor. Etrafta…

19
Haz
2009
Posted in Düşünceler

Hızlı ve Öfkeli II

Her dinin kendine göre ibadetleri var. Bazı ibadetler bireysel bazıları ise topluca yapılıyor. İki çeşit ibadet de ayrı ayrı önemli. Toplu ibadetler olmasa dinler parçalanır, sonra da unutulur giderler. Toplu ibadet topluluk olma bilincini dindaşlar içinde uyandırır. Bir bütünün parçası olmak hissiyatını verir. Bu yüzdendir…

05
Haz
2009
Posted in Düşünceler

Hızlı ve Öfkeli

Kırmızı ışıkta araçlar bekliyor. Akşamüstü, işinden evine dönenler var, halen işinin peşinde olanlar var. Gezmeye çıkmış olanlar, şehirlerarası yollarda seyahat edenler var. Bir şekilde herkesin yolu bu kırmızı ışıkta kesişmiş. On-on beş tane araç dizilmiş sıraya bekliyorlar. Bazıları düz devam edecek, bazıları virajdan sola dönecek,…

08
May
2009
Posted in Düşünceler

Krize İslami Reçete

Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahipsiz olamaz. Bir harf kâtipsiz olamaz. Dolayısı ile nihayet derecede muntazam şu kâinat da hâkimsiz değil. Bu kâinatın bir Yaradan’ı var. İnsan sahipsiz olmadığı gibi yönergesiz de değil. Yaratıcı; insanın dünya hayatında karşılaşacağı her problem için bir…