Anadolu’da Batıl İnanış Ritüel ve Mit [Göktuğ Halis]

Sevgili Göktuğ Halis’in pandemi döneminin başlarında bana gönderdiği kitapların ikincisi Anadolu’da Batıl İnanış, Ritüel ve Mit. Göbeklitepe üzerine bir şeyler okumak isterken yazarla sosyal medyadan tanışmıştım ve yazar merakımı gidermek için bana kitaplarını hediye etmişti. Tekrar teşekkür ediyorum Göktuğ Halis’e bu güzel davranışı için.

Anadolu’da Batıl İnanış Ritüel ve Mit, adından da belli olacağı gibi Anadolu inanışları üzerine yapılmış bir araştırma. Anadolu’daki inanışları Hatay üzerinden incelemiş yazar. Giriş bölümünde Anadolu’daki inanışlardan, pagan kültüründen kalan inanışların günümüzde dahi uygulanıldığından bahsediyor. Bugünkü bazı uygulamaların aslında İslam ya da Hıristiyanlık öncesi dönemlerde de uygulandığını ve bu dinlerin yayılmasıyla birlikte bu dinlere eklemlendiğini anlatıyor.

Birinci bölümde Antakya’nın kuruluşu ile ilgili efsane incelenmiş. İskender’in komutanlarından birisi babasının adına kuruyor bu şehri. Şehrin nerede kurulacağı hususunda kararsız kalıyor ve Zeus’tan yardım istiyor. Bir kartal zuhur ediyor bu yakarış üzerine ve kendisine yer gösteriyor. Roma, Kudüs gibi şehirlerin kuruluş efsaneleri de bu bölümde incelenmiş.

İkinci bölüm, Mit ve Ritüel başlığını taşıyor. Önce, ağaç, kavramsal olarak incelenmiş ve Hatay’daki Musa ağacı anlatılmış. Kaya, yerden su çıkarma motifleri akabinde inceleniyor. Burada, Derme suyu ile ilgili de bir menkıbeden bahsediliyor. Değerli ağabeyim Nezir Kızılkaya’nın Derme suyu ile ilgili arşivinden çıkardığı notlarında da bu suya kutsallık atfedildiğini okumuştum. Göktuğ Halis de bu konuya değinmiş:

“Benzer bir etkileşim Malatya’ya 15 kilometre mesafede bulunan Derme Suyu ekseninde gözüküyor. Burada da Hz. İsa ve takipçilerinin ziyaret ettiği yönünde menkıbeler bulunuyor. Havanın bu bölgede çok sıcak, toprağın ise kuraklıktan kırılmış olduğunu gören İsa’nın üzüntü duyduğu ve asasını toprağa vurduğuna inanılır. İşte bunun sonrasında yerden bir su çıkar ve bir göl olur. Su İsa’nın asasının yönlendirmesi ile Malatya yönüne doğru akmaya başlar. Malatya Gündüzbeyi halkı halen bu suyun İsa’nın mucizesi ile ortaya çıkan su olduğunu düşünür.”

Yine bu bölümde Hz. Hızır ve Hz. Musa’nın buluştuğu yer olduğuna inanılan bir kayadan ve Anadolu’daki bazı inanışlardan bahsedilmiş. Tütsü, mum yakma gibi adetlerin pagan kökenleri anlatılmış. Dilek kâğıtları, bu kağıtların gömülmesi ya da denize atılması gibi birçok gelenek incelenmiş burada. Okurken kendi hayatımdan ve çevremden örnekler buldum bu geleneklerin içinde.

Üçüncü bölüm Kökenler ve Semboller başlığı taşıyor. Asi nehrinin etrafında hem bir ejderhanın kanı dökülüyor ve nehir suya kavuşuyor, hem Lokman Hekim ölümsüzlüğün sırrını içeren kitabıyla suya düşerek son nefesini veriyor. Apollon ve Defne arasında geçen kovalamacanın da burada yaygın olan Defne ağacının ışığında bu yöreye ait bir mitos olduğu anlaşılıyor.

Kitabın dördüncü ve son bölümü Kutsal Kişiler, Kutsal Yerler başlığını taşıyor. Burada yazar Aziz Pierre Kilisesi, Mesih’in Kayası gibi kutsal yerler ve ilişkili kutsal kişilerle birlikte bunlarla ilgili efsane ve anlatılara yer vermiş.

140 sayfalık bu eser 2020 Şubat tarihinde basılmış. Yayınevi A7 kitap.

Author: mehmet

Mehmet Zeki Dinçarslan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir