Vahşetin Çağrısı ince bir roman olduğu için daha çok çocuk edebiyatına ait bir kitap gibi muamele görüyor. Bu kitabı çocukken okumuştum, şimdi de oğlumun kitaplığından alarak okudum yeniden hatırlamak için. Aslına bakarsanız uzunca bir hikaye olarak düşünüp çocuk edebiyatı sınırlarından çıkarılması gereken bir eser. İçerik itibariyle bir köpeğin maceralarından çok esaret altındaki bir canlının başından geçenler, hissettikleri, aslına dönüş serüveni gibi konuları işlemiş. Bunu siz kölelik döneminde Amerika’daki kölelerin yaşayışları bağlamında düşünebilirsiniz. Adem’den Önce romanı vardı aynı yazarın. Bir rüyada binlerce yıl önceki yarı insan atalarını hatırlayan birisinin romanıydı. Bu da bir köpeğin binlerce yıl önceki atalarının hissiyatını yavaş yavaş hayatına geçirmesini anlatan bir roman. Dolayısı ile evrim teorisinin edebiyattaki savunucularından birisi olan Jack London’un yine evrimden izler taşıyan bir romanı diyebiliriz Vahşetin Çağrısı için.

Elimde Seçkin Selvi tarafından yapılan bir çeviri mevcut ve gayet iyi. Kitap 119 sayfa ve Can Yayınları’nın fotoğraflı klasikler serisinden çıkmış.