Kurt Vonnegut’un izini sürmeye yeni başladım. Yazarla  tanışıklığım biraz daha eski. Ne zaman ki Allah Senden Razı Olsun Bay Rosewater’i okudum, izini sürecek birini bulmuş oldum böylelikle. Şimdi Vonnegut izi sürüyorum. Bu uğurda bir de film izledim: Back to School. Bunla ilgili de aklımda kalanları yazmalıyım.

Kör Nişancı’nın çevirisi güzel. Handan Balkara yapmış sağ olsun. Can Yayınları basmış. Gördüğünüz kapak tasarımı da yazarın kendisine aitmiş. Kitabın kahramanı olan Kör Nişancı’yı çizmek istemiş belki de. Renksiz, kokusuz, duygusuz, cinsiyetsiz öyle bir adam. Kör nişancılığının ceremesini çektiği bir hayatı var ve bütün hepsi hemen hemen aynı yerde geçiyor.

Anlatıcı, Rudy Waltz, eczacı, tiyatro yazarı, aşçı. Doğmayı, gözetleme deliği açılması olarak ifade ediyor ölmeyi de kapanması olarak. Gözetleme deliği 1932 yılında açılmış.

Babası da manyağın biri, Otto Waltz. Evinin yakınında yük gemisinden kaçarak Amerika’ya sığınmış ve günlerdir aç gezen iki İtalyan yaklaşınca onları çağırıp sorguya çekiyor ve şöyle diyor: “Göründüğünüz kadar açsanız her halükarda oturup yemelisiniz. Kimse aç kalmamalı.” Bu tavrıyla bana gelmiş geçmiş tüm romanların en kahraman kahramanı olan sevgili şövalye Pardayyan’ı anımsattı bana. Ruhu şad olsun. Fakat Pardayyan gibi maceralı bir hayat yaşamıyor, çok arzulamasına rağmen, başına gelen ilk hadiseyi sonuna kadar sömürüyor bu yüzden.

“Yatağıma girmek ve örtüleri başımın üstüne çekmek istiyordum. Planım buydu. Planım hala aşağı yukarı bu.”

“Yaygın kabul gören bir ilkedir bu” diyor. “Üzerinde on binlerce yıldır insanların yaşadığı bir toprak parçası üstünde hak iddia edebilirsin, yeter ki şu mantrayı durmaksızın tekrarla: ‘Onu biz keşfettik, onu biz keşfettik, onu biz keşfettik…'”

Lunatik olmak, aysarlık diye bir şeyi ilk defa duydum. TDK’ya sordum. Aysar:

sf. 1. Ayın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan (kimse). 2. Değişken huylu, kararsız (kimse) demekmiş.

“İnsanoğlu altmış küsur yıl gibi sıradan bir süre boyunca sağ kalmayı başardıysa şayet, hayatının hikaye faslını tamamına erdirmiş olması kuvvetle muhtemeldir ve geriye yalnızca epiloğun yaşanması kalmıştır. Hayat bitmemiş, lakin hikaye bitmiştir.”