gidiyorum bu

polisiye radyo yayını,
bu kâbil’de baldudak,
özürsüz öykülenirken dört ayaklılar,
didik didik olmak gerek pervaneci,
suskunlaştırma!
hazine bonosuna naldöken susam helvasını.

otostop çek: bıkkın, kare kare, noktasız…
ritm sazlarını cumburlop kuruntulama
ve deniz bilimi rotalarıyla ataca’k kapağı

Ah Muhsin Ünlü’nün adını çok duyup okuma fırsatı bulamadığım “gidiyorum bu” adlı şiir kitabını Malatya’daki kitap fuarı vesilesiyle edindim. Kitabı okuduktan sonra benim de biraz çalışmayla şair olabileceğime aklım yattı. Kitabı kapatır kapatmaz yukarıdaki şiiri yazdım. Ah Muhsin Ünlü sevenler benim bu şiirimi de aynı şekilde bayıla bayıla okurlarsa eğer benim de bu çeşit bir yeteneğimin olduğu ortaya çıkacak. (Kimseye söylemeyeceğim o vakit hayranlarımı çok feci kandırdığımı). Aksi halde kabul ediyorum, ben şiirin ş’sinden bile anlamayacak kadar geri zekalıyım.

Not: Bu şiiri istediğim kadar uzatabilir, kafiyelendirebilir ve kelimeleri değiştirebilirim.

tolisiye padyo layını bu sahiden buldudak
gözlüksüz görünürken dört ayıktılar
pervaneci bak şimdi didik düdük olucak
bu şiri kuranlar pek bayıktılar
hazine bonosuna dökülen nallı sosam helvası…

Not 2: Benim çok feci yanıldığım bir nokta olabilir. Bilen insaniyet namına bana açıklasın. Adam “ha şini bakam gidiyuz zere” diye bir şiirle karşıladı beni ilk sayfada. Anlamadığım şey ne benim? Başka bir dil mi bu?

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

This article was written by mehmet

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.