Yeşil Vadi Kimin?

Ne zaman Nemrut Dağı kimin sorusu alevlense Malatya ile Adıyaman arasında; benim aklıma hep Kemal Sunal’ın meşhur Tosun Paşa filmi gelir. Sanki tüm Malatya, balta nacak ne bulursak toplanıp Seferoğullarının (pardon, Adıyaman’ın) üzerine sefere gidecekmişiz, Nemrut Dağı’nı onlara kaptırmayacakmışız gibi hissederim. Bu meselenin soğumaya meydan verilmeden ısıtılıp ısıtılıp medyaya sunulması bana biraz komik geliyor.


Nemrut Dağı, artık dünyanın kültür mirası listesine girmiş bir ören yeri. Yani burası ne Malatya’ya ait ne de Adıyaman’a. Nasıl ki Piramitler Mısır’ın, Çin Seddi Çin’in değilse; Nemrut Dağı da bırakın Malatya’yı, Adıyaman’ı; Türkiye’nin bile değil. Tüm insanlığın ortak bir değeri olmuş durumda. Bunu biz iki şehrin insanları aramızda paylaşmaya kalkışırsak, paylaşamayız. Seferoğulları ve Tellioğulları gibi avuçlarımızı yalarız. Mısır’da iki şehir Piramitleri paylaşamadıkları için birbirlerine düşman olmuş deseler kahkahayla güleriz bu duruma. Bizim durumumuz da aynı şekilde komedi.


Nemrut Dağı ülkemizin sınırları içerisinde kalıyor. Malatya ve Adıyaman iki farklı ülke değil ki sınır çatışması içinde olsun, bir alanı paylaşamıyor olsun. Neticede Pamukkale’de, Aspendos’ta buraya sığdıramayacağımız bir nice antik değer de ülkemizin sınırları içerisinde kalıyor. Sınır bölgesinde olsa, Irak’la, Suriye’yle paylaşamıyor olsak sorun olmaya değer bir mesele olur. Fakat ülkemiz sınırları içerisinde olan bir yer için senin benim kavgasına girmek biçimsiz oluyor. Malatya ve Adıyaman iç içe geçmiş kardeş vilayetler. Araya yok yere husumet sokmanın alemi yok.


İki şehre de neredeyse eşit uzaklıkta olan ve Adıyaman sınırları içerisinde kalan bu bölgenin tartışma sebebi olmasının nedeni belli. Dünyanın kültürel açıdan çok kıymetli bulduğu tarihi kalıntıları görmeye gelen turistlerin alışveriş ve konaklama yoluyla bırakacakları para. İki taraf da bu paranın kendi şehirlerinin ekonomisine katılması için çaba gösteriyor. Hâlbuki turist için önemli olan Nemrut Dağı’nın hangi ilin sınırları içerisinde olduğu değil. Hatta çoğu yabancı Nemrut ismini bilmelerine rağmen Malatya ya da Adıyaman’ın adını dahi bilmiyor. Turistleri illa ki Malatya’dan git, Adıyaman’dan git diye zorlamak da mümkün değil. Akıllarına neresi eserse oradan geçerler. İnternette, gezi rehberlerinde ya da katıldıkları turlarda kendilerine ne önerilirse onu yaparlar. Bizim kavga etmemizin hiçbir anlamı yok.


Önemli olan bu kültür mirasının doğru bir şekilde tanıtılması. Yıllardır boş yere vakitlerini bu mesele ile harcamak zorunda kalan-bırakılan idareciler eğer ki burayı bölüşmek için değil de tanıtmak için çaba sarf etselerdi bugün turistik açıdan bölge daha fazla ilerleme kaydetmiş olacaktı. Şimdiden sonra da yapılması gereken şey bellidir. Malatya’dan olsun Adıyaman’dan olsun Nemrut Dağı’na ulaşımı daha iyi hale getirmek için çaba göstermek. Yurt içinde ve dışında bu tarihi yerlerin tanıtımını daha güzel bir şekilde gerçekleştirmek. Burayı ziyaret eden turistlere misafirperverliğimizi daha güzel göstererek memnun ayrılmalarını sağlamak. Böyle davranırsak gelen turist sayısı artacak ve her iki ilimiz de en yüksek seviyede fayda sağlayacaktır. Aksi takdirde Tosun Paşa’da olduğu gibi elimize hiçbir şey geçmeden daha uzun yıllar bu mesele yüzünden gündem yaratır, yok yere kardeş iki şehrin arasına husumet sokarız. Elimize de hiçbir şey geçmez.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.