Olasılıksız

Adam Fawer adlı ağabeyimizin neşrettiği bu güzide eser 472 sahife ve April Yayıncılık basmış. Kitapta bir tane medyum abimiz var ismi de David. David abinin bir de gaipten sesler duyan kardeşi var. Hadise şu. Kainatta var olan bilginin hepsi bilinirse tesadüf diye bir şey olmaz. Şans da olmaz olasılık da. Yazı tura mı atacaksın. Ortamın bütün fiziki halini hesaplarsan neticede yazı ya da tura geleceğini bilirsin elbet. Dolayısı ile HerAn’ı bilen, geleceği de tahmin eder. Kitabın kahramanı olan David’de bir şekilde olan biten herşeyden haberdar olmaya başlıyor bir anda. Olacakları tahmin edebiliyor. Fiziki şartları çok iyi bildiği için olacakları tahmin edebiliyor. Nerden biliyor diye soracak olursanız orada iş değişiyor. Burada toplu bilinçaltı diye bir şeyden bahsetmiş yazar. Bütün insanların bilinçaltını birleştirip kahramana yüklüyor. Kahraman bir çeşit sara nöbetleri geçiriyor. Tarihe geçen bir çok bilim adamı da sara nöbeti geçiriyormuş meğerse. Üniversitede okutman olan bu arkadaş sara nöbetleri yüzünden işini bırakıp kumarbaz oluyor. Sonra bir nöbetin ertesinde buna bir çeşit ilaçlar veriyorlar deneysel olarak. Bu ilaçlarda bu adamı Laplace’nin şeytanına çeviriyor. Yani yaşanan andaki her fiziki ayrıntıyı bilen bir yaratık. Adamın bu halini keşfedenler bunu para kazanmak için kullanmaya çalışıyorlar. Adam kaçıyor bunlar kovalıyor. Sonuçta anlatılmak istenen yukarıda yazdığım fiziki şartlar zımbırtısı. Biraz karışık anlattım ama kitap da bayağı karışıktı doğrusu.

İlla bir ders çıkarmam gerekirse kitaptan bir cümle alırım hemen. “Şimdiki zamanı çok iyi bilirsen geleceği kontrol edebilirsin”. Kitapta mucizevi hadiseler oluyor ama aslında belki yazarın da söylemek istediği bu. Her insan geleceği tahmin edebilir. Şimdiki zaman birçok delil verir zaten geleceğin tahmini için. Önemli olan bu delilleri algılayabilme kapasitesi.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

Paylaş
Paylaş
Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: