Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

HAKKINDA

Her şey benim o cânım Red Kit’lerimi banyo sobasına atmamla başladı. Tarihlerden fi tarihiydi, Milliyet gazetesi her hafta, yanlış hatırlamıyorsam her cumartesi bir adet Red Kit macerası veriyordu. Ben de heyecanla alıp, okuyup, saklayıp, sonra tekrar okuyup biriktiriyordum. O zamanlar Olric yoktu, internet yoktu, televizyon sadece akşamları yayın yapıyordu da haberler mi önce geliyordu, hava durumu mu hatırlamıyorum. Tek hatırladığım babamın eve geç geldiği akşamlarda mahsustan benim duyabileceğim kadar yüksek bir sesle “Oğlum uyumamış olsa Red Kit seyrederdik” demesi. Ben uyuma numaramı bırakıp “Bu saatte Red Kit olmaz” diye bir düzeltme yapsam da hep içimde bir ümit olurdu.

İkinci hatırladığım yine Milliyet gazetesi. Renk diye bir eki vardı ve bu ekin bir köşesinde 1/4 sayfa dolusu Red Kit olurdu. Daha sonra bunu siyah beyaz yaptılar, daha sonra gazetenin içine aldılar ve sanıyorum bundan da sonra kitapçık halinde vermeye başladılar maceraları. Ne yazık ki bu sırada ben de okula başlamıştım çoktan. Ya maceralar geç yayınlanmıştı ya da ben çok erken doğmuştum. Her neyse.redkit

Cânım Red Kit’ler benim aldığım “vaktini boş işlerle geçirmeme” telkinlerinin kurbanı oldu. O zamanlar banyolarda soba yanıyordu, kombi icat edilmemişti. 40-50 tane kitapçık temizlenip paklanmama vesile olduysa da uzun yıllar aklımın bir köşesinde pişmanlık olarak yer tuttular. Fakat ben atmaya başlamıştım işte. Bundan sonraki hayatımda hep alıştığım şeyleri bir yolunu bulup hayatımdan çıkardım. Severek oynadığım oyunların Cd’lerini kırmamdan, tekrar tekrar okuduğum kitapları sandığa yerleştirip kendimden uzaklaştırmaya kadar bir dizi faaliyette bulundum. Buna ek olarak sağda solda unuttuğum, kaybettiğim eşyalardan ve bir şekilde hayatımda yer alıp da benim zaman içinde dışarıya çıkardığım insanlardan da bahsedebilirim. Geriye dönüp baktığımda bir evi dolduracak kadar çok eşyadan, küçük bir ordu oluşturacak insandan hatırlayabildiğimin sadece o Red Kit kitapçıkları olduğunu görüyorum. O da ilk olduğu içindir belki de.

Bu domaini aldığımda sene 2006, aylardan da Kasım ya da Aralıktı. Çok sevdiğim bir dostumu kaybetmiştim. E-posta ile yaptığımız yazışmalara kıymet veriyordu, beni yazı yazmam konusunda cesaretlendirmeye çalışıyordu. Hâlbuki benim yaşadığım hayatta attığım her adıma bakışım yukarıda yazdığım eşyaya bakışımla aynı. Ne yazdığımın bir kıymeti harbiyesi var ne düşündüğümün ne yaptığımın. Yok olup gidecek bir dünyanın içinde yok olup gidecek bir hayatın içinde yok olup gidecek birkaç hezeyan. Fakat onca değersizliğin arasında değer verdiğim bir ve başka bir kaç dostumUn hatırı için, bugün itibariyle (Kasım ‘16) sekiz senedir yazdıklarıma kıymet veren Nethaber gazetesi için, ve son yedi senedir hayatımda var olan “Candan aziz ne olabilir?” sorusunun cevabını bana bulduran ciğerparem evladım (Mart ’14 itibariyle evlatlarım) için canım annem canım babam canım kardeşlerim için elimden geldiği kadar düşüncelerimi ifade etmeye çalışıyorum. Benden geriye bir şeylerin kalmasının benim için önemi olmayabilir ama bunu önemseyenler olabilir.

Red Kitlerin akıbetine uğramasınlar diye yazdıklarımı burada biriktiriyorum. Okuduğum kitaplardan dikkatimi çeken yerleri de burada biriktiriyorum.

Sonra?

Sonrası iyilik güzellik.

 

 

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz