Antika Titanik [Murat Menteş]

Murat Menteş bu romanı yazmazdan evvel oturmuş şöyle düşünmüş gibi geldi bana: Mademki günün insanı küçük bilgi kırıntılarını okuyarak bilgili oldum zannediyor, ufak tefek notlarla, esprilerle mutlu oluyor; ben de bir roman yazayım, içine de bol bol espriler, anekdotlar, aspirin bilgiler serpiştireyim, herkes mutlu olsun. O kadar fazla küçük bilgicik, değişik isim tamlamalı espri, karikatür anımsatan espri, araya serpiştirilmiş küçük espriler var ki bir noktadan sonra ne verilen bilgilerin önemi kalıyor ne espriler komik oluyor.


Diğer bir husus, ne desem, isim tamlamaları ve sıfat tamlamaları. Değişik ama, hiç kullanılmamış. Fakat milyonlarca, belki de milyarlarca. O kadar ki sayamadım. Bir noktadan sonra insanın “yangın var” diye bağırarak kitabı fırlatıp, koşarak uzaklaşması gerekiyor. Kitabı bitirme hususundaki kendi azmime hayran kaldım, normal bir şey değildi bu kitabı bitirebilmek.


Yazarın ilk kitabından önce ikinci kitabını okumuştum. Korkma Ben Varım iyiydi, Dublörün Dilemması harika. Bundan sonra ilk iki kitabın hatırına Ruhi Mücerret okundu, idare etti. Diğerlerinin hatırına bu okunmuyor şimdi. Antika Titanik, çok fazla süre dolapta kalmış bir yemeğin yenmesi, günlerce ağızda kalmış bir sakızın çiğnenmeye devam etmesi gibi bir şey. Sıkıcı. “Şu üç kelimeyle bir cümle kurun” tarzı bir oyunun içindeymişim gibi. Sözlükten rastgele seçilmiş yirmişer kelimeyle bir bölüm yazmış, yine rastgele elli kelimeyle başka bir bölüm yazmış gibi. Maksat yazmak, ne yazdığının pek bir önemi yokmuş gibi.


Bu kadar eleştirdikten sonra “acaba haksızlık ediyor muyum?” diye bir düşündüm. Bunlar benim düşüncelerim. Yazarın önceki kitaplarını beğenmiştim neticede. Belki de kendini tekrar ettiği için bana olumsuz göründü bu kitap. Daha önce Menteş okumamışlara iyi gelebilir.
April Yayınları tarafından basılan Antika Titanik 360 sayfa.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.