Neden Deist Oluyorlar?

Son zamanlarda toplumda, bilhassa gençler arasında bir “deizm” akımı olduğunu duymuşsunuzdur. Deizm, İslam dinini terk etmek, Allah’ın varlığını kabul ederek, haşa, vahyi reddetmek manasına geliyor. Belki şahit oldunuz, belki olmadınız fakat konu göz ardı edilemeyecek kadar önemli. Bin yıllık İslam yurdu dinsizliğe doğru gidiyor. Allah imandan, sırat-ı müstakimden ayırmasın diye dua edeceğim yeterli olmayacak. Allah insanların dininden olmasına vesile etmesin demek lazım. Zira insanlar dinlerini terk ediyorsa bunda en büyük sorumluluk örnek teşkil edemeyen Müslümanlarındır.


Şimdi, “insanlar dinden çıkıyorsa kendi iradeleri ile yapıyorlar, bana ne!” diyenleri duyar gibi oluyorum. Hayır, kardeşim, “bana ne” diyemezsin. Kabahatin çoğu seninken bana ne diyemezsin. O genç dinden çıktıysa bunun sorumlusu sensin. Örnek olamadın, örnek olmak aklına bile gelmedi. Müslüman kimliğinle insanlarla tanıştın, görüştün. Kimliğinden bahsedilirken hep Müslümandır, dindardır, inançlıdır dedirttin. Namazını kıldın, orucunu tuttun. Cuma, bayram, teravih namazlarında camilerde boy gösterdin. İftarlarda, sahurlarda bulundun. Herkesi Müslümanlığına şahit ettin. Her konuşmanda Allah’tan Kur’an’dan bahsettin. Ayetlerden, hadislerden örnekler verdin. Hayatı yaşama biçiminin sadece ve sadece dine bağlı olduğunu her fırsatta beyan ettin.


Gün geldi Müslüman olmanın bedelini ödedin. 90’lı yıllarda işkenceler, eziyetler gördün, Müslüman kimliğin yüzünden başkaları fırsatları değerlendirirken sen boynu bükük kaldın. Başkaları para kazanırken izledin, başkaları mevki kazanırken izledin, başkaları eğitim alırken sadece bakmak zorunda kaldın. Bu süre zarfında küsmedin, kızmadın. Her şey Allah’tan dedin yine çalışmaya devam ettin. Yine anlattın, yine konuştun, yine ibadet ettin en çok da sabrettin.


Sonra bir gün geldi ki dünya değişti. Müslüman olmak artık senin için bir ayak bağı olmaktan çıktı, tam tersi bir şekilde en temel referansın oldu. Sırf dini kimliğin yüzünden daha çok kazanmaya başladın, sadece dindar olduğun için kapılar senin için bir bir açılmaya başladı. Makam senin oldu, para senin oldu, hayat senin için daha kolay hale geldi. İşte o günden sonra bir unutkanlık hastalığına duçar oldun. Neleri mi unuttun? Söyleyeyim. İslam’ın eşitlik dini olduğunu unuttun. Camide saf tutarken herkesin yan yana duruyor olmasından alman gereken mesajları unuttun. Kâbe’nin etrafında kefen benzeri ihramlarla tavaf yapmanın manasını aklından çıkardın. Adaletten bahseden kitabı okumayı unuttun. Kibir gelip seni yakalayıverdi. Kendini başkalarından üstün görmeye başladın. Kazandığın para seni yoldan çıkardı, çıktığın makam sana kendini mükemmel hissettirdi. Bunu çevreye yaymaya başladın.


Dün senin Müslüman kimliğini görüp “İslam buymuş” diyenler şimdi yine aynı kimliğini ve tavırlarını görüp “İslam buymuş” diyorlar. Şu bir gerçek ki kimse dinin kitabından öğrenmiyor, aile ve çevreden öğreniyorlar. Dün ezilen, mazlum olan, ihlasla ibadet eden Müslüman tipi bugün ezen, yukarıdan bakan, başkaları görsün diye ibadet eden Müslüman tipine dönüştü. Yeni nesil de bunu gördü ve görmeye devam ediyor ve İslam’ın böyle olduğunu düşünüyor. Böyle bir dine mensup olmaktansa bir dine mensup olmamayı tercih ediyor.


Müslüman kendine gel. Adaletten bahsediyorsun zalimsin, doğruluktan bahsediyorsun yanlışsın, iyilikten bahsediyorsun kötüsün, eşitlikten bahsediyorsun kibirlisin, dostluktan bahsediyorsun menfaatçisin, nezaketten bahsediyorsun kabasın. Kendini bir hazine zannediyorsun, çöp tenekesi gibisin yanına yaklaşılmıyor. Bu dediklerimi üzerine almayacak, “birileri dinden çıktıysa ne halleri varsa görsünler” diyeceksin biliyorum. Ben vazifemi yapayım da, kimin ne hali varsa görecek nasılsa.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.