Muhteşem Gatsby

F. Scott Fitzgerald’ın romanı Amerikalıların görgüsüzlük dönemlerinden herhangi birinden bir kesit sunuyor okuyucusuna. Amerikalıların görgüsüzlük dönemleri henüz bitmiş olmadığı için ya da şöyle söyleyeyim: Modern ve çağdaş Batı’nın görgüsüzlük dönemleri henüz bitmediği için bahsedilen dönemin de dönemlerden bir tanesi olduğunu düşünüyorum. Bu 1920’lerin savaş sonrası Amerika’sının refah dönemlerinin değişik kesimlerce karşılanış şeklinin anlatıldığı bir roman. Bir de şu nokta var, Amerika için Doğu, bizim için Batı ile eşdeğer bir kavram.


“Herkes temel erdemlerden en az birinin kendisinde bulunduğundan kuşkulanır ya, benimki de bu: Ben ömrümde tanıdığım en dürüst birkaç kişiden birisiyim.”


Bu yukarıdaki cümleyi yazarın kendisi için söylediğini varsayıyorum. Yazar dönemin bire bir şahidi olarak edebiyat ayağını tamamlamış. Gatsby karakteri, Doğu’ya giderek kendi rüyasını gerçekleştirmeye başlar. Meşruiyeti kuşkulu işlere bulaşarak servet sahibi olur. Tek amacı ise gençlik aşkına yeniden sahip olmaktır. Ahlaki kavramların, erdemlerin, yüreğin olmadığı bir dünyanın argümanlarını kullanarak olmayacak bir şeyin peşine düşmüştür.


F. Scott Fitzgerald’ın eseri Muhteşem Gatsby dilimize Fadime Kahya tarafından kazandırılmış ve İş Bankası yayınları tarafından basılmış. 176 sayfa.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

Paylaş
Paylaş
Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: