Hafiyeler Önde Gider

Kitabı okurken bir yandan da Nişanyan Sözlük açık, kelimelere bakıyordum. Öyle kelimeler denk geldi ki ne TDK sözlükte, ne Nişanyan’da bulabildim. Salâh Birsel, öyle bir kendine özgü dil kullanmış ki bu kitapta, Salâhça desek yeridir. Voybu, eyvah demekmiş mesela fakat kullanılan yerde kelimenin yerine “eyvah” koydum, pek anlam veremedim. Mostra, örnek demekmiş, sözlükten baktım ama bir daha hatırlar mıyım bilmiyorum.


Peki, Salâh Birsel bu kitabında, Hafiyeler Önde Gider’de neler yapıyor? Denemelerinde nerelere dokunmuş dil dışında? Anlatalım:
Tarihçilerin, Heredot’tan Naima’ya kadar, tarih yazarken yaptıkları yorumlara dokunmuş, oradan yazarların romanlarında okuyucularına göz kırpmalarına geçmiş. Bilhassa Ahmet Mithat Efendi’den bahsetmiş. Başka bir denemede Osmanlı dönemi casuslarından bahsediyor. Prens Von Hombourg adlı bir kitabını daha önce okuduğum yazar Kleist ile Avusturya-Macaristan veliaht prenslerinden Rudolf’un ve Stefan Zweig’in trajik yaşam öykülerinden (ya da ölüm öyküleri demeliydim) söz ediyor uzunca bir denemede. Ortak noktaları, sevgilileri ile birlikte intihar etmeleri.


İdam sahneleriyle geçen, hafakanlar basarak okuduğum bir deneme, meşhur yazarların okuma tutkuları ile ilgili bir deneme ile günlük tutma merakları ile ilgili bir deneme; hafızaları ile meşhur ayaklı kütüphane tabir edilen tarihimizin unutulan zevatı ile ilgili bir deneme; Belgrad Ormanları’nda okuyucuyu dolaştıran bir başka deneme de kitabın tatları, tuzları.


118 sayfalık bu kitap için ruhun şad olsun Salâh Birsel usta diyorum. Sel yayıncılık tarafından basılmış eser.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Paylaş
Paylaş
Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: