Aydî Baba Divanından Seçmeler

Ger sorarsan ey hoca, bunlar Rufâîlerdir
Allah derler her gece, bunlar Rufâîlerdir

Rufâî dervişleri, şeyhe bağlı başları
Zikr-i Hak’dır işleri, bunlar Rufâîlerdir

Seyyid Ahmed pirleri, teshir eden şirleri
Zahir olmaz sirleri, bunlar Rufâîlerdir

İkrarına kaaimler, hizmete müdavimler
Menhiyatta saimler, bunlar Rufâîlerdir

İzzedin’in gülleri, ruşendir gönülleri
Tevhid eder dilleri, bunlar Rufâîlerdir

Pirleri Ebüssafa, nefse kılarlar cefa
Ahde ederler vefa, bunlar Rufâîlerdir

Masivadan geçenler, dost iline göçenler
Vahdet meyin içenler, bunlar Rufâîlerdir

Aşk oduna yananlar, “Sekahüm”den kananlar
Gafletten uyananlar, bunlar Rufâîlerdir

Şeyhim Ahmed’ü-s Seydi, bil bu gürûhun seydi
Ednalarıdır Aydî, bunlar Rufâîlerdir

Aydî Baba Gaziantep erenlerinden bir zat. Aziz Mahmud Hüdai hikâyesinde olduğu gibi, âlim bir kimse iken, dervişlerden pek hazzetmez iken bir gün başına kim bilir nasıl bir iş gelir ve dervişliğe döner. 1810-1865 yılları arasında Antep’te yaşamış, kabir buradadır.
Aydî Baba ile tanışıklığım on seneyi geçti. O zamanlar Gaziantep’te çalışıyordum. Bir ahbabım, Aydî Baba’nın türbesini ziyaret etmemi istedi benden. Bir akşamüstüydü yanlışım yoksa. İşten çıktıktan sonra mezarlığın yolunu tuttum. Arayıp tarayıp rahmetlinin mezarını bulup bir Fatiha armağan ettikten sonra daha sonra da uğramak niyetiyle ayrıldım. Uğramadım tabi. Sonra Aydî Baba’nın yukarıya yazdığım şiirinin bir çıktısını alıp o ahbabıma verdim. Çok sevindi.
Aydî Baba’nın şiirleri, tekke edebiyatı diyebileceğimiz bir formda yazılmış şiirler. Çeşitli şairlere nazireler yapmış, kendi özgün şiirleri de var. Bu alanda dikkate değecek şairlerden diyebilirim. Dili pek sade olmadığı için anlaşılırlığı yüksek değil. Niyazi Mısri’nin; Malatyalı Osman Hulusi Efendi’nin şiirleri ile benzerlik gösteriyor. İlahileri yapılmış, okunmuştur büyük ihtimalle ama yine de söyleyeyim bu iş için çok uygun.
Severek okuduğum bir kitap oldu, yukarıdaki haricinde bir iki mısra alabildim ancak zira almakla bitecek gibi değil:


Senin aşına bana zühdü itaatı unutdurdu
Namazı mescidi ecr-i cemaati unutdurdu

Dilersen vasl-ı cananı bırak bu ad ile sanı
Bulayım dersen irfanı özün saf eyle hem söz dut

Elimdeki kitabı Tahir Galip Seratlı hazırlamış. Kitabın kapağına adını yazmayarak tevazu göstermiş. Aydî Baba Divanından Seçmeler adlı bu güzide eser Kardelen Yayınları tarafından 2012 yılında Konya’da basılmış. Emeği geçenlere teşekkür ederim. 274 sayfalık bu hazine için Tahir Seratlı’ya da tekrar teşekkür ederim.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.