Bir İmkânı Düşlemek

Değerli kardeşim Nusret Altundağ’ın büyük bir nezaketle adıma imza ettiği “Bir İmkânı Düşlemek” adlı eserini Mayıs’taki kitap fuarında edinmiştim, okumak-incelemek bugünlere kısmet oldu. Kitap, yazarın 18 fikri makalesinden oluşuyor.

Birinci makalede devlet kavramını yönetenler açısından değişik yönleriyle incelemiş yazar. Devletin kimi dönemler baba, kimi dönemler dadı, kimi dönemlerde ise bekçi olduğunu tafsilatı ile incelemiş. İkinci makalede Batılı insanın Tanrı fikri ile kavgası çağlara ayrılarak anlatılmış.

“Bu durumda yenidünyada kabul görebilmesi için İslam’ın da kültürel yönüne sürekli vurgu yapılmaktadır bazı kesimler tarafından. Aslında bu durum Müslümanların orijinallik problemleriyle ilgilidir. Zira modern dünyada İslam’ı “ideolojileştirerek” modernizmin (farkında olmadan) oyununa gelen Müslümanlar, post-modern dünyada da yine onun istediği gibi onu “kültürelleştirmektedirler”; “ideolojik Müslüman” yerini “kültür Müslüman”ına bıraktı.”

Sonraki makalesinde insanların diğer insanları din algılarına göre tasnif ediş biçimlerini inceleyen yazar daha sonra bir gemi sembolüyle insanlık ve İslam tarihini özetliyor. Başka bir makalesinde zenginlin ve eğitimin çoğunlukla kalıtsal olduğunu değişik bakış açılarıyla ifade ediyor Altundağ. Mühendisin aklıyla, bahçıvanın imanıyla kurduğu şehirlerden geçiyor, kartalların gökyüzünden aldıkları mesajın nasıl deformasyona uğradığını anlatarak umudun varlığından dem vuruyor.

Modernite, benlik, sanayileşme gibi çağımızın birçok kavramına değişik bakış açıları sunarak sürdürüyor kitabını yazar. Her makaleden tek tek bahsetmek isterdim fakat bunu okuyucuya bırakmayı yeğliyorum.

Nusret Altundağ’ın kitabı benim için çok değerli bir eser. Nedenlerine gelince: Birincisi; Hadiselere sadece göründüğü gibi değil, çok değişik açılardan bakmış yazar. Benim aklıma gelmeyen birçok noktayı bilgi, birikim ve zekâsıyla ortaya koyabilmiş. Devlet kavramından batılılaşmaya kadar bugünün dünyasını oluşturan fikirleri “ezber bozan” diye tabir edilecek şekilde incelemiş. Kitabın ikinci önemli özelliği yazarın referans noktasını Kur’ân olarak almış olması. Günün dincisi-dindarı-dinseveri gibi aslında bir kartopu olup da bugün çığa dönüşmüş bir İslâm anlayışını değil, vahyin henüz geldiğindeki o kartopu haliyle referans almış. Son olarak da düşüncenin böylesi kirlendiği ve sığlaştığı bir zamanda böylesi düşünürlerin varlığı geleceğimiz için ümit verici. Tüm bu sebeplerden dolayı teşekkür ediyorum sevgili Nusret Altundağ’a.

Nida Yayınları tarafından 2017 Nisan’ında basılan bu eser 386 sayfalık anlattıklarına oranla küçük hacmiyle sunulmuş düşünce dünyamıza.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Paylaş
Paylaş
Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: