Pardayyanın Aşkı (L’épopée d’amour) Pardayanlar 2. cilt

Pardayanlar’ın ikinci cildi de süratli bir şekilde bitti. Serinin bir diğer özelliği de akıcı olması. Öyle ki, bir yandan sayfaları atlayayım bir an önce sonuca varayım derken bir yandan da kitap bitiyor diye hüzünleniyorsunuz. Sonuçta ikinci cildi de bilmiyorum kaçıncı defa sanki ilk defa okuyormuş gibi heyecanla bitirmiş oldum.

İlk kitabı anlatırken konudan ziyade Pardayan’ın kişisel özelliklerinin üzerinde durmuştum. Şimdi de artık biraz romanın konusundan bahsedeyim.

Birinci ciltte Pardayan ve babası ile tanıştık. Pardayan için en doğru tanım yine kitabın içinde kullanılan “otsuz ocaksız bir şövalye” tanımıdır. Babası kendini çok iyi yetiştirmiş, iyi silahşor ve kuvvetli bir yiğit haline getirmiştir. Baba şehir hayatından sıkılıp Paris’i terk edince oğul Pardayan bir otel odasında, otelciye borçla yaşayan bir genç olarak Paris sokaklarını beş parasız bir halde arşınlamaktadır. Babasının nasihatlerini birinci cildin tanıtımında vermiştim. Fakat dostumuz bu nasihatlere fazla itibar etmemiş yine yardım isteyenlerin imdadına koşmuş, insanlara itimat etmiş ve nihayet galeyana gelmiş halkın elinden iki tane kadını kurtarmıştır. Bu iki kadını kurtarması da Pardayan’ın hayatının dönüm noktası haline gelir zira kurtardığı kadınlardan birisi Navarre Kraliçesi’dir ve o sıralar Fransa’da yaşanan Katolik-Protestan geriliminde Protestan tarafı temsil etmektedir.

Kahramanımız, daha önce de kendi ağzından aktardığımız gibi “insanlık dinine inanan” birisi olarak mezhep ayrımı gözetmeksizin yardıma ihtiyacı olanlara koşan bir kişiliktir. Aşık olduğu kıza kavuşmak için çeşitli badireler atlatır, hapishanelere düşer ve inanılmaz maceralarla kurtulur. Onlarca kişiyle kavga etmek zorunda kalır yine aynı şekilde kendisini kurtarmayı bilir. Kader kahramanımızı ve babasını yani Pardayanları 1572 Ağustosunda yaşanacak olan Sen Barthelemy katliamına doğru sürükleyecektir. Kitabın iskeletini oluşturan konulardan birisi de bu katliam gecesine doğru yaklaşırken zamanın Fransa kralı 9. Charles’in annesi Catherine de Medici ve diğer bazı Katolik asilzadelerin entrikalarıdır. Dostumuz birçok planı bozarsa da katliama engel olamaz ve tarihlerin de yazdığı gibi o gece on binlerce Protestan hunharca katledilir. Pardayan babasını da aynı gece kaybeder.

Elimdeki kitap 1960 yılında Güven Yayınları tarafından yapılan baskı. İlk cildi Baskan Yayınlarından okumuştum, ikinci cildi Baskan’dan bulamadığım için resmini gördüğünüz kitabı okudum. Bu kitapta özel adlar okunduğu gibi yazılmış, Cemil Cahit Cem Türkçeye kazandırmış. Daha önce söylediğim gibi iki cilt bir macera olduğu için birinci macera bu kitapla birlikte sona eriyor. Ruhun şad olsun Michel Zevaco.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.