Adı Aylin

Ayşe Kulin okumamıştım şimdiye kadar. Geniş Zamanlar, Sevdalinka, Gece Sesleri vardı aklımda ama en çok duyduğum eseri olan “Adı Aylin”i tercih ettim nedense. Çok sıkıldığımı ve bu kitabın bana zerre kadar uymadığını peşinen söylemem gerekiyor sanırım. Her malın alıcısı var, kör atın kör alıcısı var. Bu kitabın okuyucusu ben değilim sanırım Ayşe Kulin için de aynı şeyi söyleyeceğim.

Kitap, Ayşe Kulin’in de kuzeni olan Aylin Devrimel adlı birisinin hayat hikâyesini anlatıyor baştan sona. Birisinin hayat hikâyesini böyle romanlaştırmak çok güzel bir jest. Sağlığında Aylin Hanım keşke görüp okuyabilseymiş. Bu biyografiye ucundan köşesinden ben niye bulaştım onu anlamadığım gibi çok satan “bestseller” kitaplardan olan, korsanlarının bile hâlâ herhangi bir yer tezgâhında bulunabileceği bu kitaba bunca insanın neden bulaşmış olduğunu da anlayamıyorum. Tam anlamıyla bir reklam mucizesi. Bizi ilgilendirmeyen bir insanın bizlerle alakası olmayan hayat hikâyesinin bol reklamlarla hayatımıza sokulması diyebilirim. Aylin Hanım’ın karmakarışık soyağacı benim sıradan Doğu Anadolu genlerime göre oldukça karışık. Rum’u var paşası var amcası var dayısı var. Bayağı bir kalabalığı var anlayacağınız. Hayat hikâyesi de oldukça karmaşık. Arap’la da evleniyor Yahudi’yle de; doktorluk da yapıyor hafiyelik de. İlanihaye ’95 senesinde aramızdan ayrılıyor kendileri. Kitabı okurken kendi kendime sorduğum soruları diğer okuyucular pek sormamış olacaklar ki bu kadar satmış bu kitap. Bu insanlar kim, ben kimim, ben Türk’sem bunlar ne, Türk aristokrasisi diye bir şey mi var, varsa bana ne, bunlarla benim ne alakam var gibi sorular sordum durdum ve farklı uzaylarda bulunduğumuza karar verdim. Benzeri tiplerle de farklı uzaylarda yaşıyoruz.

“Aylin, kolejde Türkiye sınırları dâhilinde yaşayan o yaşta çocuklara nasip olabilecek en iyi şartlarda okurken ve çılgınca eğlenirken, Nilüfer, Ankara’da çok güzel bir genç kız olmanın zorluklarını yaşamaya başlamıştı.”

Misal yukarıdaki paragrafı okurken herkes benim kadar üzüldü mü mezkur zorluklar için diye düşündüm.

“Nilüfer evli bir genç kadın olarak, Londra’nın keyfini çıkarırken, Aylin de Amerikan Kız Koleji’nde derslere fazla kafa yormayan ama sınıflarını hep pekiyi ile geçen haşarı mı haşarı bir öğrenciydi.”

Şu paragrafı okurken gıpta ettim.

“İyi yürekli, ahlaklı, doğru dürüst bir insan olmak için namaz kılmanın yetmeyeceğini biliyorsun değil mi Tayibe?” dedi Aylin.

“Biliyorum teyze.”

“İyi yürekli, temiz ahlaklı, dürüst bir insansan eğer, Tanrı seni namaz kılmasan da sever.”

Bu konuşma ya da fetva artık ne denirse hayata bakışımı değiştirdi filan.

Her neyse, kitabı sevenlere saygısızlık etmek istemem. Adı Aylin Remzi Kitabevi’nden çıkmış 400 sayfalık bir Ayşe Kulin eseri.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.