Aleviliğin Kökleri

Aleviliğin Kökleri; Erdoğan Çınar’ın aynı konu etrafında yazdığı kitaplardan benim okuduğum üçüncüsü. Diğer ikisini yine özetlemiştim. Aleviliğin Kayıp Bin Yılı ile Dergah’ın Sırrı adlı kitaplardı bunlar. Bu kitapta da Alevilik tarihine farklı ve tartışmaya açık bir bakış açısı sunuluyor. Kitabın ana argümanları diğer kitaplarla paralel bir şekilde şöyle:

Alevilik: Alevilik aslında İslamiyet’in bir döneminde ortaya çıkmış bir İslami mezhep değil. Alevi kelimesi hem bir milleti hem de bir dini ifade ediyor. Bu millet bundan on bin yıl önce Anadolu’da ortaya çıkmış Luviler. Luvi kelimesinin sinonimleri Aluvi, Aluwi bugün bizim bildiğimi Alevi kelimesinin öncülleri. Aleviler binlerce yıldır bu topraklarda yaşıyorlar ve her gelen akımı kabul edip onlardanmış gibi yapıyorlar. 1500’lü yıllara kadar varlıklarını asıllarına uygun bir şekilde sürdürmelerine rağmen Osmanlı’nın uyguladığı stratejiler neticesi bu yüzyıldan itibaren asimile oluyorlar.

Abdal Musa: Abdal Musa da Yunus Emre gibi, Pir Sultan Abdal gibi, Hacı Bektaş-ı Veli gibi bu dinin ihya edicilerinden. Büyük kıyımlar sonrasında dağılan Alevi halkını bir araya getirdikleri gibi Alevi dinini de ihya etmişlerdir zamanlarında.

Ritüeller: Dini ritüeller on binlerce yıldır aynıdır. Ayin-i Cem; Abdal Musa Lokması, Abdal Musa Aşı, Semah ve sair ritüeller ile Düşkünlük, Müşküllük gibi kurumlar Alevilik temellidir.

Alevi Dini: Bu din tarihin en eski dinidir. Özünü sevgiden ve ışıktan alır. (Nur-u Kadim, Zat-ı Mutlak, Şah-ı Merdan) Yaratıcının dünyayı ışıktan yarattığı öngörüsü vardır. Luvi kelimesi yani Alevi kelimesi de ışık manasına gelir. Işık erkanı sosyal yaşamı sevgi esaslı olarak düzenlemeyi amaçlayan bir teşkilatlanmadır. Erdemli olmak tüm fertlerin uyması gereken esas kanundur. Ayine-i Cem, Semah dönmeler hep ışıktan yaratılan dünyanın döngüsünü temsil eder.

Kadın: Toplumda kadın erkek arasında mutlak bir eşitlik vardır. Amazon efsaneleri savaşçı Alevi kadınlardan kaynaklanmıştır. Kadın Ana dinin en önemli kavramıdır.

Sözlü Kültür: Bu dinin en önemli özelliği yazılı kültürün olmaması. Vaktin Hristiyanları yazı yazmayı yasak edince tüm dini öğeler sözlü kültürle biraz da gizli bir şekilde aktarılmıştır. Gizlenme esas olduğu için bazen Hristiyanlık bazen Müslümanlık kisvesinin ardında dinlerini yaşamaya çalışmışlardır.

Yer Adları: Bugün Anadolu’da kullanılan bir çok yer adı Luvi dilindeki adlarıyla yaşamaktadırlar.

Hıristiyanlık: Bizans İmparatoru Konstantin devlet dinini Hristiyanlık olarak seçmeseydi ve bunu zorunlu tutmasaydı yerel bir din olan Hristiyanlık asla yayılmayacaktı. Bu dayatmalara boyun eğmeyen Alevi halkı Hristiyanlığı kendi motifleriyle süslediler. Bugün Hristiyanlığın hemen tüm ritüelleri Alevilikten alınmıştır. Meryem Ana Aleviliğin Ma Ana’sı; Ayine-i Cem’in 12 hizmetlisi İsa’nın 12 havarisi, Aleviliğin evren-dünya-insan birliği baba-oğul-kutsal ruh; Aleviliğin Kal Gağan’ı Noel Baba; Aleviliğin yumurta bayramı Paskalya; Aleviliğin Devriye’sinden alınan dört gücü temsil eden haç kutsal haç haline gelmiştir.

Hazreti İsa: Çarmıhta İsa figürü 5. yüzyılda ortaya çıktı. Romalılar çarmıh kullanmadı zaten. İsa’nın hayatı da bir Alevi piri olan Apollonius’un hayatının kopyası.

Danişmentliler: Danişment Devleti Alevi devletidir. Yıllarca Anadolu’da varlıklarını sürdürmüş, Selçuklularla mücadeleleri neticesi daha batıya göçerek Karesi Devleti’ni kurmuşlardır.

Karesi Beyliği: Osmanlıların ilk dönemlerinde Osmanlı’ya iltihak ederek Fatih devrine kadar etkin olmuşlardır. Osmanlı’nın yükselişinde Alevilerin rolü büyüktür. Fatih devrinden sonra Aleviler ezilmeye başlanmıştır. Çandarlı ailesi gibi Alevi aileler yok edilmiştir.

Battal Gazi: Aleviliğin en büyük pirlerinden biri hatta en büyüğüdür.

Truva: Büyük bir Alevi devletidir. Truva savaşı on yıldan fazla sürmüş ve Aleviler Yunanlılar tarafından katledilmiştir.

Anadolu genetiği: Anadolu halklarının genetiği binlerce yıldır değişmemiştir. Dışarıdan gelen göçler, Türkler, Rumlar ya da diğerleri bu popülasyon içinde az bir yer tutmuşlardır. İskelet Luvilerdir ve bu hala sürmektedir.

İslam: Aleviler baskılar sonucu İslam kisvesine bürünmüş, Şiiliğin de bazı kavramlarını kendi öz kavramlarını maskelemek için kullanmışlardır. Ne var ki Osmanlı’nın yoğun politikaları sonucunda Aleviliğin aslı ile ilişkisi kesilmiştir. Normalde Alevilikle alakası olmayan, sadece maske olan kavramlar asıl hale gelmiştir.

Kitabın tümünün okunması gerekiyor teoriye daha iyi vakıf olabilmek için. Ben kendi içinde tutarlı olduğunu gördüm tüm iddiaların. Nihayetinde bir teoridir, doğru ya da yanlış diyemiyorum. Erdoğan Çınar İstanbul’da yaşayan bir mimar. Büyük gayretler, detaylı araştırmalar neticesinde bu eseri ortaya çıkarmış. Kalkedon Yayınları da basmış. 200 sayfa civarında. Tarihle ilgileniyorsanız, kökenlerinizi merak ediyorsanız muhakkak okumanız gerekiyor.  

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.