Keşf-i Kadim

Üstad Dücane Cündioğlu’nun ilk eseriyle müşerref oldum bu hafta. Keşf-i Kadim. Bu toprakların çocuklarını, Müslümanları, yeniyi keşfetme sevdasından vazgeçip eskide olan güzellikleri bulmaya davet ediyor ve bu davetini İmam Gazali’yi keşfetme seviyesinde yapmanın da hemen hemen yeterli olacağını söylüyor. Kitabın başından itibaren söz söyleme hakkını elde edebilmek için bir insanın bir konu hakkında hemem her şeyi okumuş, özümsemiş olmasını şart koşuyor. Ben de dini literatüre ait belki çok şey okumuş olsam da her şeyi okumadığım için kitaptan bahsederken şahsi yorumumu katmayacağım işin içine. Haddi aşmamak lazım.

Yazar Gazali etrafında dönen bazı sözlerin, “Gazali’den sonra İslam ilerlemesi durdu”, “Gazali’den sonra içtihat kapısı kapandı denildiği için Batı bizi geçti”; eleştirisiyle sürdürüyor makalelerini. İki bölümden birincisi tamamen Gazali’ye ait. İkinci bölümde de birkaç makale ile Mantık ilminden bahsediyor. Gazali eleştirilerine doğrudan cevap vermiyor Cündioğlu. Bunun yerine, bu eleştiriyi yapanların cahil olduklarından bahsediyor. Mantık, Tefsir, Hadis, Kelam, Tasavvuf ve illa ki Felsefe ve de bu bilimlerin usullerini bilmeyen insanların kalkıp da Gazali eleştirisi yapmaları cahilliktir diyor özetlemek gerekirse.

Kapı Yayınları tarafından basılan bu eser, Keşf-i Kadim-İmam Gazali’ye Dair, 34 adet makaleden oluşuyor. Dediğim gibi, bazı fikir sahiplerinin yüzeyselliğini ifade etmiş yazar kitap boyunca. İlgilileri için güzel bir eser. Teşekkürler Dücane Cündioğlu, Teşekkürler Kapı Yayınları. 

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.