Haydarpaşa Lisesi’nin namlı kimyacısı Rabia’nın cesedi fırlatması tekerlemesi benim lise yıllarımın popüler tekerlemelerinden biriydi. Değişik versiyonları var bu tekerlemenin. Benzeri amaçlı tekerlemeler de periyodik tablodaki elementlerin akılda kalması için kullanılırdı. Şimdi de vardır muhakkak, ben liseyi bitireli çok oldu.

Rabia Hocalı tekerleme 1A grubu elementlerini ifade eder. Periyodik tablonun ilk sütunundaki bu elementler, Hidrojen hariç, alkali metallerdir ki kimyacı olmadığım için ben de detaylı bahsedemeyeceğim. Tek bildiğim sodyum elementinin de bu grupta olduğu ve kimyasal reaksiyona girme isteğinin had safhada olduğudur. Metal olmasına rağmen sodyum, yumuşak bir yapıdadır. Bir damla su ile bile hızlı bir şekilde reaksiyona girer ve yanar. Yüksek miktarlar için daha şiddetli reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Şimdi diyeceksiniz ki siz, metal metal de bu alkali metal ne ola ki. Anlatayım. Her atomda elektronlar olur. Yörüngesinde elektron eksiği ya da fazlası olmayan atomlara soygaz-asal gaz denir. Bunlar öyle asildir ki hiçbir kimyasal tepkimeye girmek istemezler. 1A grubundaki sodyum gibi atomların son yörüngesinde tek atom bulunur ve deli gibi bu atomu verip soygaza benzemeye uğraşırlar. Bir bardak suda kıyametler işte böyle kopar.

Dünyadaki topluluklarla periyodik tablodaki elementler arasında bağlar kurarım kimi zaman. Soygaz dediğimiz soylu gazlar, insanların problem üretmekten beri durdukları, çözüme daha yakın olan, kavga-gürültünün az olduğu kuzey ülkeleridir. İskandinav ülkeleri gibi. Yörüngelerine oturmuş varlıklarını sürdürmektedirler. Refah seviyesi yüksek olduğu için mi eğitim seviyesi yüksektir, eğitim seviyesi yüksek olduğu için mi adalet anlayışı yerleşmiştir, adalet anlayışının yerleşik oluşu mu refah seviyesini yükseltir bilmiyorum ama gerçekten de bu üçlünün birbirlerini tetikleyerek yükseldiklerini kör olan insan bile görebilir.

Soygaza benzemek isteyen, hızlı tepkimeye giren atomlar da Ortadoğu ve Afrika topluluklarıdır. Refah seviyesi yerle bir olduğu için mi cahillik kol gezer, cahillik kol gezdiği için mi adaletten bahsetmek mümkün değildir yoksa adalet olmadığı için mi yoksulluk içinde yaşarlar bilmiyorum. Birbirlerini yemekle meşgul oldukları için dünyada neler olup bittiğini asla göremez-anlayamazlar. Bilim ilerledikçe bu toplumlar birbirlerini öldürebilmek için daha iyi silahların icat edilmesini isterler. Soyluluk konusundaki takıntılar da, mezhep, ırk vb. meselelerde üstünlük arayışı da, futbol taraftarlığına varıncaya kadar her türlü taraf oluşun bağnazca ifade edilmesinde de bu toplumların ellerine kimse su dökemez.

Hızlı reaksiyona girme konusunda sodyum diğer elementlere göre öndedir. Aynı hızlı reaksiyona girme konusunda diğer memleketlerin önünde olan Ortadoğu toplulukları gibi. Bir bardak su, sodyumun üstüne dökülse patlar, bir parça ırk-mezhep vb. taassup bu toprakların insanların arasına sokulursa savaşlar çıkar. Özden çok şekle bakıldığı için, fikirlerin, bilimin önemi olmaz böyle toplumlarda. Soyluluk iddiası yüksektir fakat ne yazık ki resmin (dünya haritasının) bütünündeki iğreti bir görüntüdürler ancak. Bilmiyorum tanıdık geliyor mu?