Çözüm süreçleri, Kürt açılımları derken geldiğimiz nokta ortada. Her sabaha “Acaba bugün ne oldu?” diye korkarak uyanıyoruz. Memleket her gün birkaç evladını yitiriyor, üzülmekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Yitirdiğimiz evlatlarımız…

Yitirdiğimiz her insan için ayrı ayrı üzülüyorum. Giden sadece bir kişi değil ki. Bir çocukluk, bir gençlik, bir dünya gidiyor o kişiyle beraber. Haber geçerken kolay oluyor şehit oldu demek ya da öldü demek en basit ifadesiyle. Öldü. Ne kolay söyleniyor değil mi? Ölen bir insan mı sadece. Ölen bir annenin emekleri değil mi aynı zamanda? Ölen bir doğum sancısı, ölen bir bebeğin cennet kokan nefesi, ölen uykusuz geceleri bir anne babanın. Bir çocukluk kolay mı geçiyor. Eli yanan bir çocuğun elini tutarak annesine koştuğunu düşünsenize. “Oy ben seni verene kurban olayım.” Böylesi onlarca hadise ölüyor o bir satırlık haberle ölümünü duyduğumuz insanla birlikte.

Bir genç kolay yetişmiyor bu ülkede. Tembellik etmeden, çağın tuzaklarına düşmeden, maddi ve manevi uyuşturucularla uyuşmadan yetişmek kolay değil. Böylesi gençlerimizi yitiriyoruz bu ölüm haberleriyle birlikte. Şehit haberlerinde bir de okullar geliyor aklıma. Bir problemi çözmek için saatlerini harcayan bir öğrencinin o saatleri, bir teoriyi anlamak için belki saatlerce kafa patlatılan zamanlar. Hepsi ölüp gidiyor o ölümle birlikte.

Bir ölüm sadece gazete manşetlerinde ya da belki alt satırlarında gördüğünüz bir satır haberden ibaret değildir asla. Her insan dünyaya gelmesiyle birlikte önce anne babasından başlayarak etrafındaki insanlarla ilişkiler kurmaya başlar. İlişkilerle birlikte sevgiler kurar. Arkadaşlıklar, dostluklar, aile mensupları ve zaman içerisinde eşler, çocuklar. Yüzlerce sevdiği ve yüzlerce seveni olur bir insanın hayatta ve ölümüyle birlikte bu sevgilerin hepsi kendilerini kırık bir resme bırakır. Gözyaşlarına, üzüntülere bırakır. Şehit cenazelerinde gördüğünüz o eşler, o evlatlar sizin için bir haber olur, üzülür geçersiniz. O insanların kalplerinde hayat boyu kapanmayacak bir yara açılmıştır ve sizinle aynı toplumda yaralı kalpleriyle yaşamlarını sürdürürler.

Bütün bu olup bitenlerin acısıyla tekrar söylüyorum. Bir insanın kaybı gazeteler için o günkü işlerini yapmalarının aracı olmuştur ve ertesi gün yok olup gider. Fakat o acılar duyanlar için ömür boyu sürecektir. Bu acılara sebep olan herkesi başta eli kanlı teröristler olmak üzere lanetliyorum. Allah’ın adaleti elbette ki her haklıya hakkını verecektir bir gün.