Sevgili dostlar. Malumunuz birkaç gün önce Fransa’da bir terör saldırısı gerçekleşti. Peygamber Efendimiz’e hakaret içerikli yayınlar yapmış olan bir mizah dergisine baskın düzenlendi ve buradaki çalışanlardan birkaç kişi öldürüldü, yaralandı. Hadise bizim cihetimizden de üzüntüyle karşılandı. Filistin’de öldürülen masumlar için üzüldüğümüz kadar üzüldük, Doğu Türkistan’da katledilenlere yandığımız kadar yandık ölenler için. İnsanız ve insanların başına gelen felaketler ister istemez yüreğimizi yakıyor. Bir yandan da insan düşünmeden edemiyor. Neden bir insan kendisiyle aynı inancı taşımayanların inancı ile alay eder? Bu davranışa nasıl isim verilir?

Ortamı olsa o hakaretleri yayınlayanlara sormak isterdim neden yaptınız diye. İnancınız farklı olabilir, saygı duyarım. Başkasının inancı size komik gelebilir. Buna da saygı duyarım. Fakat o insanın kutsal atfettiği değerleri alay konusu etmek, aşağılamak, hakaret etmek nasıl bir eğilimin neticesidir? Anlayamıyorum. Bu sorunun cevabı şımarıklık, küstahlık, kendini beğenmişliktir. Fransa’nın göbeğinde oturmuş kan ve gözyaşıyla yıkanmakta olan bir coğrafyanın inançlarıyla alay ediyorsanız size küstah derim. Başka bir şey diyemem.

Saldırıyı tezgâhlayanların Müslüman olup olmadıklarını bilmiyoruz fakat maşa olarak kullanılmış da olsalar kendi başlarına hareket ediyor da olsalar, benim gibi sadece “küstah bunlar” deyip hayatlarına devam etmemişler, ellerine silah alıp bu eylemi gerçekleştirmişler. Hadise gerçekten tüyler ürpertici. Yukarıda dediğim gibi, ortamı olsa bu saldırıyı yapanlarla da konuşmak isterdim. İslam’ı savunmanın silahla değil çalışmayla olacağını anlatmak, cihadın esas unsurunun tebliğ olduğunu, tebliğin ise silahla yapılamayacağını ifade ederdim dilimin döndüğü kadar. Fakat ne yazık ki ya kandırıldılar ya da kendi başlarına hareket ederek böyle bir eylem gerçekleştirdiler ki bu da cahillikten kaynaklanır, neticede böyle elim bir hadise gerçekleşti.

Kimsenin inancına dil uzatmamak lazım. Bir insan dünyadaki milyarlarca insanın birisiyle bile uyuşmayan bir inanca sahip bile olsa, kendi kendine bir din icat etmiş ve farz-ı muhal bir sandalyeye tapınıyorsa o insanla alay etmemek lazım. İnanç tehlikeli bir alandır ve konuşurken de yazarken de çizerken de yaşarken de bu alana saygıyla girmek gerekir. Saygısızlık yaptığınız zaman insani olarak yanlış yapmış olacağınız gibi cismani olarak da üzerinize nefret çekmiş olursunuz.

Basit birkaç çizgi gibi görünen o hakaretler bakın insanları ne hale getirmiş. Hayatlarını ortaya koyarak bu hakaretin intikamını almak istemişler. Tekrar ediyorum, belki de kandırıldılar fakat kandırılmaları için karikatürler yeterli oldu. Netice tüm insanlık adına üzüntü verici bir hadise oldu. İnşallah her türlü yayın yapan kuruluş bu hadiseden ders çıkarır da insanların kutsalına dil uzatmamak yayıncılığın kutsalı haline gelir.