Ölü Ozanlar Derneği

İşin doğrusu Bay Keating, durum her yerde aynı. Alışılanın dışına çıkamıyor kimse. Çıkmayı aklından geçirenleri deli diye tımarhaneye kapatıyoruz.

“Bak Todd, burada başarılı olmak istiyorsan eğer, öncelikle daha yüksek sesle konuşmasını öğrenmelisin. Uysal kişiler belki cennete gidebilirler, ama Harvard’a giremezler. Ne demek istediğimi anladın mı?”

“Keating gülümseyerek “İyi!” dedi. “Dilin yaratılmasının bir nedeni vardır çocuklar -” Tekrar parmaklarını şaklatarak Neil’e söz verdi. “İletişim kurmak?” “Hayır,” diye karşılık verdi Keating. “Bir kadını baştan çıkarabilmek. Ve bu çabada tembelliğe yer yoktur. Aynı şey kompozisyonlarınız için de geçerlidir.”

“Ama, ah ne güçtür bizler için inançları ve dersleri bir yana bırakmak. Ailemiz, geleneklerimiz ve Ailemiz, geleneklerimiz ve çağımız bizi bunlara öylesine koşullandırmıştır ki.”

“Knox’un şiiri önemli bir noktayı vurgulamakta. Bu yalnızca şiir yazarken değil, her çabada ortaya çıkar. Bu nokta, hayatta önemli olan şeylerle ilgilenmektir; aşk, güzellik, doğruluk ve adalet gibi.”

“Bu deney, içimizden gelen sesi dinlemenin ya da başkalarının yanında kendi inançlarımızı sürdürmenin, ne kadar güç olduğunu gösterdi bize. İçinizden biri çıkıp, ‘ben olsam kendi istediğim gibi yürürdüm’ diye düşünüyorsa, kendi kendisine alkışlara neden katıldığını sorsun. Gençler, hepimizin içinde başkaları tarafından benimsenme dürtüsü vardır. Ne var ki, içinizdeki tek ve farklı olan şeye, bu size aptalca görünse bile, güvenmelisiniz. Aynı Frost’ın söylemiş olduğu gibi: ‘Ormanın içinde kesişen iki yol vardı ve ben en az ayak olan yolu seçtim. / İşte farklılık budur.”

Ölü Ozanlar Derneği; Dead Poets Society, Kleinbaum adlı yazarın eseri, Cehani Alioğlu Türkçeye çevirmiş. Filmi de var, bir fırsat bulursam izlemeyi istiyorum. 150 sayfa civarında.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

This article was written by mehmet

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.