Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Metis

  • Kitap fuarı Malatyalı ile üçüncü buluşmasını gerçekleştirdi.
  • Ulvi Saran’ı bu sene de bir daha hayırla andım. Allah işini gücünü rast getirsin. Kıymetini yıllar sonra anlayacağız sanırım. Kitap fuarından ağaçlandırma projesine kadar, attığı her adım için kendi adıma teşekkür ediyorum.
  • Fuarın kapanış saatinin 22:00 olması fuar çalışanlarını çok yordu. Bir saat daha erken kapansaydı daha iyi olacaktı.
  • Fuardaki stantlar ilk sene ücretsiz olarak verilmişti. Bu sene ise metrekare başına bir ücret alınıyor. Okuyucu ile yayınevinin buluşturulduğu, kültür atmosferinin teneffüsünün sağlandığı bu ortamdan para kazanılmasa da olurdu.
  • Teneffüs demişken, fuarın bu çadır ortamından artık çıkarılmasının vakti gelmiş gibi. Hâlihazırdaki mekâna Mişmiş Park’taki gibi bir bina yapılsa çok güzel olur. Fuar çadırına girince havasızlıktan çarpılıyor insan.
  • Yemek organizasyonu biraz zayıf gibiydi bu sene. Gelenler misafir neticede. Dünyanın masrafı ediliyor bu fuar için. Biraz daha harcanıp yüzümüz biraz daha ağartılabilirdi. Fuarın yemek hizmetleri için ihaleye çıkılacağına belediyenin imkânları ile daha temiz, daha şık bir yemek sunumu yapılabilirdi.
  • Hüseyin Kartal standını görünce çok duygulandım. Rahmetli Hüseyin Abi sağlığında kendisine fazla ilgi gösterilmediği için üzülüyordu fuar zamanları. Bu sefer hem eserleri için bir stant açılmış hem de etkinlik salonuna ismi verilmişti. Ne yazık ki göremedi bu günleri. Bunların olması için ölmesi gerekiyormuş.
  • Bazı stantların birkaç yayınevinin birleşmiş hali olarak faaliyet gösterdiklerini gördüm. Geçen senelerde var olan birkaç yayınevi de bu sene fuara katılmamıştı. Araştırılıp sebepleri öğrenilse iyi olur. Katılımcı olan kaliteli yayınevlerinin sayısı azalırsa zaman içinde fuar fuarlıktan çıkar, panayıra döner. Ramazan aylarında açılan kitap fuarının yıllar içinde nasıl inci boncuk satışına döndüğünü gördük.
  • Metis kelimesi “melez” anlamına geliyor. Fransızca kökenli bir sözcük. Yunan mitolojisinde de bir karakterin adı aynı zamanda. Metis de yoktu bu sene fuarda. Paha biçilmez bir kültür hizmetinin kalitesini basit hesaplar yüzünden düşürürsek yazık olur. Bazı şeylerin ayrımını iyi yapmak lazım. Böyle bir melezleme şekli yok. Ticaretle kültür, kültürle siyaset, kar etme ile hizmet etme. Bunların hepsi farklı şeyler ve bir araya getirilmeye kalkışıldığında ortaya bir ucubenin çıkması daha muhtemeldir.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın