Duvar

Jean Paul Sartre’ın Bulantı’sını okumaya başlamış yarım bırakmıştım bir zamanlar. Adı içimi bulandırdı belki de bilmiyorum. Hikayelerini daha kolay okurum niyetiyle aldım. Kitap beş tane uzun hikayeden oluşuyor. Birinci hikaye olan duvarda İspanyol iç savaşı sırasında tutuklanan üç kişinin idama mahkum edilmeleri ve idamı beklerken yaşadıkları ruh durumları anlatılıyor. Bulantı ismindeki gibi bulandırıcı bir hikaye. İkinci hikayeyi vaktiyle Milliyet gazetesinin vermiş olduğu öykü antolojisinde okumuştum. Eskiden gazeteler kültürel yayınlar yaparlardı. Sabah, Cumhuriyet ve diğerlerinin böyle hediyeleri olurdu kupon karşılığında. Şimdilerde Çin malı oyuncaklar daha fazla ilgi topluyor. İkinci hikaye münzevi bir psikopatın iç dünyasını anlatıyor. Detaylara girmiyorum. Üçüncü hikaye arada kalmış bir kadınla onun iyiliğini mi kötülüğünü mü düşündüğü belli olmayan arkadaşının hikayesi.Dördüncü hikaye de hayatın anlamsızlığı, ölmek ya da yaşamak arasında fark eden bir şeyin olmaması, varlığın anlamlandırılamayacağı gibi fikirlerle sürüp gidiyor. Karakterler varlıklarını birbirleriyle çarpıştırarak varlıklarına anlam vermeye çabalıyorlar. Son hikayede kocası yavaş yavaş bir akıl hastalığına teslim olan bir kadın anlatılıyor. Geçmiş günlerdeki varlığını arıyor adamın.

Can Yayınları’ndan çıkan bu kitap dediğim gibi içimi bunalttı ve 220 sayfa civarında.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

This article was written by mehmet

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.