Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Hapishanenin Doğuşu

Ben bu Michel Foucault’yu sevmedim. İnsanlığın bu kadar işkencelerden geçmiş olduğunu bilmek istemiyordum. Halen de bilmek istemiyorum. Dört ana bölümden oluşan Hapishanenin Doğuşu (Azap, Ceza, Disiplin, Hapishane) ilk bölümden itibaren beni rahatsız etti. Kitabın ilk bölümü olan Azap’ta krala suikast yapmaya yeltenen bir adama verilen ceza anlatılmış.  Bu cezalandırma kısımları cidden rahatsız edici. İnsanların gözlerinin önünde yapılan, halk için hem seyir nesnesi hem de gözdağı olan işkence yoğunluğu fazla idam törenleri anlatılmış. Verilen cezanın esas amacı azap vermek. Bedeni azap içinde kıvrandırmak, ölümü yüzlerce defa yaşatmak. Suç ne kadar büyükse vahşet de o kadar fazla. Zaman içerisinde bu vahşetin geri tepmelerinin olduğunu fark ediyor iktidar. İktidar kitabın ana konusu bir yerde. İktidarın varlığını sürdürebilmek için girdiği kılıklardan “hakim” olanı. İdare eden gücün tek bir amacı vardır o da varlığını sürdürmek. Gerisi sadece söylemden ibarettir ve gerçeklerle alakası yoktur. İktidar her zaman adaletin tesisi gibi onurlu bir mücadelenin içerisinde olacağını söyler ki yalanın daniskasıdır. Adaletin şaşmaz bir dikkatle yerine getirildiği, eşit suça eşit cezanın verildiği bir toplumda iktidara gerek var mıdır? Tabi ki hayır. Dolayısı ile iktidar adaletin kurulmasını istemez zira iktidar dediğimiz mekanizma kan ve korkuyla beslenmektedir. Binlerce yıl öncesinin ataerkil kabile topluluklarında lider durumda olan baba nasıl iktidarın sahibiyse daha sonraki yıllarda iktidara sahip olanlar hep adalet ve koruma vaad ederek insanları köleleri haline getirdiler ve şimdi maskesi değişmiş de olsa aynı adam, aynı iktidar varlığını sürdürmek için çeşitli silahları kullanmaya devam ediyor. Tek tip insanlar meydana gelsin istiyor, farklı düşünenler olmasın, iktidarı tehdit etme potansiyeli asla oluşmasın. Böyle bir ihtimal ortaya doğunca da hemen farklı düşüneni torna tezgâhına yerleştiriyor. Kuşa benzeyene kadar da işleme devam ediyor.

Michel Foucault’un kitabı İmge Kitabevi tarafından basılmış, 445 sayfa. Çeviren Mehmet Ali Kılıçbay.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın