Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Uyuz

İnsanlığa olan inancımı trafikte yitirdim. Uyuz kelimesi geçtiği anda aklıma trafik geliyor ve kaşınmaya başlıyorum. Arkasından içtimai hayatta insan davranışlarına geliyor sıra. Genelde menfaat üzerine kurulmuş ilişkilerden uyuz oluyorum. Riyakâr gülümsemeler, riyakâr hal hatır sormalar. Böylesi ortamlarda da kaşıntı beni tutuyor ama belli etmiyorum. Kafamın en tepesini kaşımaya başlıyorum önce. Sonra biraz daha aşağısı kaşınmaya başlıyor hemen ardından sırtımın uzanabileceğim bir noktası beni imdada çağırıyor. Trafikte 51 km/sa hızla seyrederken bir tane beyaz şahin yanımdan vınn diye geçiyor. Baldırlarımı kaşıma isteği hâsıl oluyor hemen ardından. Biraz kaşıdıktan sonra sol kaşımın hemen altını kaşımaya başlıyorum. Gözümü hafiften kapatmak zorunda kalıyor ardından tekrar açıyorum. Yola devam ediyorum sinirlenmemeye çalışarak. Buraya hız limiti koyanları, bu limite uymayanlar için kırk yılda bir radar koyup onu da bir kilometre öteden duyuranları düşünüyorum. Sırtımın uzanamayacağım bir noktası kaşınıyor. Koltuğa biraz sürünüp yola devam ediyorum. Saygısızca önüme kıranlar, yol vermeyenler, yol verdiğim zaman arkamdan kornaya basanlar. Burnumun ucunu hafifçe kaşıyıp arabayı sürüyorum.

Riyakârlıktan uyuz oluyorum. Benim arzumun dışında birlikte olmak zorunda kaldığım insanlar var. Birinci uyuz olma sebebi lafı gereğinden fazla uzatıp beni bunalıma sokmaları. Böyle insanlar lafa başladı mı sağ yanağımda sakalımın henüz bitip saçımın başlaması gereken noktayı hafif hafif kaşımaya başlıyorum. Sonrasında sağ gözümün biraz altını bu sefer işaret parmağımın ucuyla kaşıyorum. Laf uzadıkça benim kaşıntım da artıyor. Sonrasında ortam sessizleşmesin diye muhabbet açmak zorunda kaldığım insanlar var. Sayın kardeşim siz nasılsınız? Çoluk çocuk sıhhatte afiyettesiniz inşallah. Havalar da bu sene sıcak gidiyor. Sağ gözün altı tekrar kaşınıyor bu esnada. Çocukların problemleri ve göğüs kabartma sebepleri. Benim çocuğum şöyle akıllı, şöyle zeki ama ders çalışmıyor klişesinden başlayan ve bitmek bilmeyen muhabbetler. Birden fazla samimi olmadığınız insanın bulunduğu ortamda siyaset muhabbeti açıldığındaysa sol şakağımla gözümün tam orta noktasını kaşımaya başlıyorum. Araba gibi kendi başıma olduğum bir ortamda olmadığım için göbeğimi, bacağımı kaşıyamıyorum böylesi yerlerde. Boş laflarla beni oyalayanlar olduğu zaman da sol yanağımın alt taraflarını hararetli hararetli kaşıyıp dişlerimi sıkıyorum. Sanki güneş gözüme geliyormuş gibi.

Çifte standart beni uyuz ediyor. Sağ tarafımda göbeğimle sırtımın tam orta noktası diyebileceğim, elimin rahat eriştiği bir yer var. Aynı davranışı gösteren iki insana farklı davranıldığını fark ettiğimde kanatasım gelir orayı. Şimdi aklıma bir mesele geldi yine kaşıdım hatta. Adaletsizliğe uyuz oluyorum. Kuyruksokumunun bir karış yukarısını adaletsizliğe ayırdım. Ortam fark etmiyor böylesi durumlarda direk elimi belime atıyorum.

Bu meseleyi uzatıp bütün uyuz olduklarımı yazmayı düşünüyordum ama bu kadar kaşıntıya tahammüllüm yok şu anda.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.