Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Kürtaj Canavarlıktır

Bazılarının kürtajla bademcik ameliyatını aynı kefeye koyduklarını gördükçe tüylerim diken diken oluyor. Bunun ne siyasetle alakası var ne de dinle. Azıcık vicdan sahibi olan herkes bilir ki henüz dünyaya gelmemiş de olsa ana rahmine düşmüş olan çocuk bir candır ve o cana kıymakla doğmuş bir çocuğa kıymanın ya da bir yetişkini katletmenin hiçbir farkı yoktur. Olaya üç farklı açıdan bakmaya çalışacağım şimdi. Siyasi, dini ve vicdani. Siyasi açıdan durum şu: Hükümetten birisi bir beyanda bulunduğu zaman “süt beyazdır” dese bile muhalefetin vazifesi aksini iddia etmektir. Muhalif taraflar hiçbir zaman anlayamayacaklar bunun faydasız olduğunu (ya da anlamak istemiyorlar). Hükümet “kürtaj cinayettir” diye açıklama yaptığı zaman hemen ardından “değildir” demek yerine, “evet kürtaj cinayettir ama ülkemizde tecavüz suçuna verilen cezalar caydırıcı değil, doğum kontrolü konusunda insanımız eğitimli değil, kapitalizmin dayatmalarıyla oluşan televizyon merkezli toplumun ahlaki seviyesi her geçen gün azalmaktadır” deseler sözleri daha muteber olacak. Türkiye’de Amerikan askerinin radar sisteminin ne işi var, telekomünikasyon sistemi neden özelleştiriliyor sorularını sordukları zaman kamuoyu tarafından daha fazla ciddiye alınacaklar. Ama nafile. Kürtajı savunanlara din açısından baktığımız zaman kibir ve büyüklenmeyle karşı karşıya kalıyoruz. İnsan sizin vücudunuzun içinde yaratılıp belli bir büyüklüğe getirilebiliyor olabilir ama bu sizin o insana sahip olduğunuz anlamına gelmez. Tıpkı vücudunuzun hiçbir organına aslında sahip olmadığınız gibi. Nasıl ki kalbiniz sizin izninizi alma ihtiyacı olmadan atıyor, mideniz hazmediyorsa; çocuk da vücudunuzda sizin müdahaleniz olmadan büyütülüyor. Onu yapan da yaratan da siz değilsiniz. Bu yaratma işleminin vücudunuzda olması sizin açınızdan bir şereftir, belki erkeklere karşı öne sürebileceğiniz bir övünç kaynağıdır. Allah’a karşı gelip, sizin olmayan vücudun sizin olduğunu iddia ederseniz elbette bir hesap günü gelir o zaman da Allah size sorar o vücudun aslında kime ait olduğunu. Vicdani açıdan hadiseye bakacak olursak; kim anne babasının kendisini istenmeyen bir bebek olduğu için kürtajla aldırmış olmuş olmasını diler ki? Bugün dünyada 7 milyar insan var. Bir sorun bakalım var olmaktan şikâyetçi olanı var mı? Bunların arasından kürtajı savunanlar, o alınan çocukların yerine bir kendinizi koyun sonra eş, dost, sevdiklerinizden birini koyun. Bakalım yine aynı şekilde kürtaj yapılsın diyebiliyor musunuz? Bunun adı cinayet değil midir? Sabit fikirlerinizi bir anlığına da olsa bir kenara bırakıp kürtajın cinayet olup olmadığını sorun kendi kendinize. Bir de özürlü bireylere sorun aynı soruyu. Anne karnında özrünüz fark edilmiş olsaydı sizi öldürmelerini kabul eder miydiniz diye. Bu türlü düşüncenin bir sonraki aşaması toplumdaki tüm özürlüleri katletmek olur ardından da yaşlıları, suçluları. Bir şeyler anımsatmıyor mu size bu fikirler? Kürtajı bir hak olarak gören, bunu savunan insanın benim gözümde canavardan farkı yok. İnsanları kürtaja götüren sebepleri konuşup bunları elimine etmenin yollarının aranmasına bir diyeceğim yok. Tecavüzün ve gayrimeşru hamileliklerin neden yaygınlaştığını konuşun. Ülkedeki ahlaki çöküntüyü konuşun. Temel ahlaki eğitimi vermeden açık saçık televizyon ve internet yayınlarının kucağına atılan; anne-babalarının ahlakından ziyade matematiğiyle fiziğiyle ilgilendikleri çocukları konuşun. Eğitim sisteminin aksaklıklarını, milyonlarca insanın en basit konularda bile cahil olduklarını konuşun. Bunların hiçbirini konuşmadan kürtajı konuşanları vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.