Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

İstişare Kültürü

Osmanlı Devleti’nin en uzun süre yaşayan padişahı Orhan Gazi’dir. Öldüğünde 81 yaşındaydı. Tahta çıkma yaşı da olgunluk zamanlarına tekabül eder. Kendisi gibi babası Osman Gazi’de, oğlu Murat Hüdevandigar da olgunluk çağlarında tahta çıkmış ve uzun süre hükümdarlık yapmışlardır. Ta ki Yıldırım Beyazıt’a kadar. Yıldırım tahta çıktığında 29 yaşındaydı ve ceddi gibi devlet işlerinde tecrübe kazanmamış, olgunlaşmamıştı. Genç yaşta kazandığı büyük başarılar yüzünden de kendine güveni had safhaya varmış cengâverliğine ek olarak kibir özelliğini de taşımaya başlamıştı. İstişare’ye önem vermiyor, etrafındakilerin sözünü dinlemiyordu. Kimseye ihtiyacı olmadan Kosova savaşında ‘yıldırım’ unvanını almış, Karamanoğulları’nı sindirmiş, Niğbolu’da haçlıları dize getirmişti. Timur tehlikesi Anadolu’da baş gösterdiğinde vezirlerinin tavsiyelerini dinlememiş, yangına körükle gitmiş ve işi savaşma seviyelerine kadar taşımıştı.

Osmanlı’nın ilk zamanlarında bir aşiret kültürünün varlığı kendini belli ediyor. Osman Gazi Selçuklunun bir uç beyiydi. Moğollara vergi veriyor, etrafındaki büyük beyliklerle iyi geçinmeye çalışıyordu. Bir oğlunun ismini Hamit koymuştu ki Hamitoğulları Beyliği’ne saygısını ifade etmiş olsun. Bir oğlunun ismi Moğolların Anadolu valisi Çoban’la aynı ismi taşıyordu. Bir karar alırken etrafındaki beylerle istişare ediyor, ona göre davranıyordu. Orhan Gazi de aynı yolu izledi. Bu dönemde Çandarlı Halil’in tavsiyesi ile devlet hazinesi kuruldu, daha sonra yine aynı vezirin fikriyle 1. Murat döneminde Yeniçeri ocağı kuruldu. Bu yapılanma uzun yıllar boyunca devleti güçlendirdi, rakiplerinden üstün kıldı. Hepsi istişare kültürünün ve başkalarının fikirlerini dinlemenin ürünü. Dönemin padişahlarının uzun ömürlü olmaları, olgunluk çağında tahta geçmiş olmaları da bu kültürü benimsemelerinin önemli bir etkeni olmuştur.

Yıldırım Beyazıt Timur’la savaşın eşiğine gelmişken bile vezirleri bu savaştan dönmesini tavsiye ediyorlardı. Neticede karşıdaki ordu oldukça kalabalıktı ve savaş stilleri Osmanlı’yı Bizans’a karşı üstün kılan stratejilerden pek de farklı değildi. Üstelik ordunun içindeki bazı unsurların da güvenilirlikleri tartışmalı idi. Padişah henüz 40 yaşındaydı ve mazisi şanlı zaferlerle doluydu. Söylenen sözleri dinlemedi. En azından düşman henüz Çubuk Ovası’na yerleşmeden baskın verelim diye tavsiyede bulunanları da tersledi. Gururu buna müsaade etmiyordu. Neticede bu söz dinlemezliği Yıldırım’a Osmanlı Tarihi’nin en trajik sonunu hediye etti. Esaret altında kahrından öldü. Bazı tarihçiler intihar ettiğini bile söylerler. Yıldırım’ı sona getiren olgunlaşmadığı bir yaşta tahta çıkması, galibiyetleriyle kibirlenmesi ve istişareye önem vermemesi oldu.

Ankara Savaşı sonunda Osmanlı Devleti parçalandı. Çeşitli hükümdarlar değişik topraklarda uzun süre hükümran oldu. Çelebi Mehmet ülkeyi toparlayana kadar karışıklık sürdü. Neredeyse İstanbul’u fethedecek Osmanlı’yı bu kayıp yüz yıl geriye götürdü. Bu kaybın bütün sebebi istişare kültüründen uzak, söz dinlemeyen, toy bir yöneticiydi.

Tarih tekerrürden ibarettir. Ders çıkaranlar tekerrürün önüne geçerler. Bu büyük kayıptan çıkarılması gereken ders; istişare kültürünü terk etmemek olmalıdır. Gençlerin her zaman kendilerinden daha tecrübeli olan insanların fikirlerine ihtiyaçları vardır. 1. Murat şehadetinden önce savaş alanında gezerken düşman tarafından ölenlerin hep genç olduğunu görüp etrafındakilere sorar: “Neden hiç ihtiyar yok aralarında”. Cevap ibretliktir: “Aralarında ihtiyarlar olsa bu hale düşerler miydi?” .

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.