Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Padişahım Çok Yaşa

Mehmet Beşeri’nin 450 sayfalık kitabı iki gün önce elime geçti, bugün bitirdim. Bir solukta okunacak türden kitaplardan. Yazar sanki karşısına okuyucusunu almış da anlatıyormuş gibi bir özelliği var. Bunun yanı sıra ben okurken fark ettim ki tüm Türk tarihinin kısa bir özetini sığabileceği kadar bu kitaba sığdırmış yazar. Anadoludaki Türk varlığını en başından bugüne kadar tüm siyasi gelişmeleriyle birlikte, değişik kaynaklardan alıntılar yaparak okuyucunun önüne seriyor. Türkiye’yi bugünlere getiren Mustafa Reşit Paşa, Enver Paşa gibi siyasetçilere kızıyor ve bugünün siyasetçileri arasında benzerlikler buluyor. Ben siyasetten pek anlamam, ilgilenmem de. Yazara katıldığım ve katılmadığım yerler oldu. Örneğin son yıllarda yapılan özelleştirmeler. Başta Telekom özelleştirmesi olmak üzere Sümerbank, Etibank, Petkim, Tüpraş… hiçbirini ben de onaylamıyorum. Bir ülkenin iletişim sektörünü tümüyle bırakın yabancılara, kendi vatandaşlarına bile bırakması bence çok sakıncalı bir durum. Hatta ben işi biraz daha ileri götüreyim, çok büyük yatırımların devlet eliyle yapılması özel sektör eliyle yapılmasına göre daha hayırlı olur zira sermayenin tekelleşmesi her zaman memleket için risk teşkil eder. Büyük sermaye sahipleri zaten karlarını üretim dışı faaliyetlerinden elde ediyorlar. Bu yüzden en büyük patron devlet olmalı. İkinci bir mevzu Avrupa Birliği. Bu birliğin kendine bile hayrının artık kalmadığını yazar ifade ediyor, biz de gözlemliyoruz. Halen bu uğurda çabalamamız boşuna. Biz kendi yağımızla kavrulalım, kimseye muhtaç olmayalım yeter. Gölge etmesinler birlikleri lazım değil. Demiryollarının neden ulaşımın üvey evladı olduğunu ben de yazar gibi düşünüp hayıflanıyorum. Son yıllarda gittikçe artan bahis oyunlarının, sahte cennet vaadlerinin toplumun ahlakını bozduğu konusunda yazarla hemfikirim. Tarım üretiminin modern bir şekilde daha verimli hale getirilmesinin zaruri olduğu; alışveriş merkezleri ve diğer yollarla körüklenen tüketim çılgınlığının hem insanları borçla yaşamaya alıştırdığı hem de orta sınıfı yok ederek toplumu zengin ve fakir diye iki sınıfa ayıracağı konusunda yazarla aynı düşüncedeyim. Bu konulardaki ve buraya alamayacağım kadar çok birçok meselede yazarla aynı fikirdeyim.

Siyasetçilerimizin batı tekelinde olmaları iddiasına katılmak istemiyorum. Yazarın birçok yerde söylediği gibi “Umarım yanılıyordur”. Bunca yüzyıldır dünyayı sömüren batılı güçlerin karşısında umarım Türk zekasının bir örneğini gösterecek mükemmel bir planı uyguluyordur bugünün hükümeti, bakanı, başbakanı ve idareciler. Bir ortamda Kürecik Kalkanı meselesini konuşuluyordu. Orada samimi olarak düşündüklerimi ifade etmiştim. Bu konu benim de midemi bulandırıyor ama neticede bu kadar insan birleşmiş memleketi satıyor olamaz. Elbette devlet büyüklerimizin de bir bildikleri vardır demiştim. Bu ülkeden ve geleceğinden ümidi olan bir insanın aksini düşünme ihtimali de olamaz zaten, aksi düşünce beni bunalıma sokar, depresyona girerim. İran konusunda da yazar yakında bir savaşın çıkacağını düşünüyor. Bizim de taraf olduğumuz ya bir İran ya da bir Suriye savaşı. İnşallah böyle şeyleri de görmeyiz, yeterince sebepsiz kan akıtıyoruz zaten. Daha fazlasına tahammülümüz yok. Fethullan Gülen konusunda da yazarın olumsuz düşünceleri var. Ben çok kitabını okudum, vaazını dinledim. Dünya çapında oluşturduğu yapılanmanın Türk milletinin son yüzyıllarda yaptığı en güzel atak olduğunu düşünüyorum. Bir camide imamlıkla hayata başlayan bir insanın bu kadar büyük bir organizasyona vesile olması kimsenin desteğiyle-isteğiyle değil ancak ihlas ve samimiyetle olacağına inanıyorum. Bunlar da katılmadığım yönleri kitabın.

Kitaptan yazarın hoşgörüsüne sığınarak ufak bir alıntı yaparak bitireceğim yazımı. Yazar aynı zamanda iyi bir halk şairi. Kitabın içine serpiştirdiği güldüren-düşündüren birçok şiiri-taşlaması da mevcut.

Ne varılmaz şeymişsin “muasır medeniyet”
Yanına gelmek için ettik yüz bin kez niyet

Büründük birn bir şekle, harmandaki eşekle
Revan olduk yoluna, yatak,yorgan, döşekle
…….
Yine de varamadık, özlenen o amele
Halbuki çok hazırdık, yetmiş milyon amele
…….
Hazırız yavşaklığa, ez cümle uşaklığa
Kapattık gözümüzü aydınlığa, ışığa
…….
Kolay mı Avrupalı olmak şu kainatta
Bu yüzden tepiniriz, girmek için inatla

 

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın