Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Kaddafi Size Ne Yaptı?

Eski Libya lideri Kaddafi’nin trajik ölümünün fotoğrafları halen medyada yayınlanıyor. Obama açıklama yapmış görüntüler çok üzücü diye. Keşke başka birisi de çıksa açıklama yapsa; madem üzülecektiniz öldürmeseydiniz diye. Şimdi bir bakalım. Kaddafi bu kadar rezil bir şekilde öldürülmek için nasıl büyük kötülükler yapmış diye. Muammer Kaddafi ilginç kişiliğiyle yıllardır dikkatimizi çekmiş bir lider. 1969 senesinde yapılan kansız bir devrimle iktidara gelmiş; iktidarı ele geçirir geçirmez ilk işi de ülkedeki Amerikan üsleri ile İtalyan şirketlerini sınır dışı etmek olmuş. Alın size terörist ilan edilmek için bir sebep. Fakat o zamanlar çok yüksek miktarda petrol geliri olmadığı için çok önemsememişler bu hadiseyi. İktidarının ilk yıllarında Arap birliği hayalleri kurmuş Kaddafi. İstifa bile etmiş devlet başkanlığından fakat nafile. Kendisi gibi birlik taraftarı olmayan Mısır, Cezayir gibi ülkelerin tavırları yüzünden vazgeçmiş bu hevesinden ve muhtemelen bu sıralarda meşhur “Yeşil Kitap”ını yazmış. Sosyalizm ve kapitalizmi eleştirdiği kitabında İslam’la harmanlanmış bir üçüncü yol öneriyor Kaddafi. Yeri gelmişken söylemeden geçmeyeyim. 1974’te biz Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaparken, bütün dünya bize sırtını döndüğü sırada, kapılarını Türkiye’ye açan, her türlü desteği sunan da Kaddafi olmuştur. Kıbrıs çıkarması için uçaklarımıza lazım olan lastikleri Libya karşılamıştır. Türk Milleti için sadece bu davranış bile Kaddafi’nin acı sonuna üzülmek için yeterlidir. Kaddafi yeri geldiğinde dünyayı karşısında almaktan çekinmeyen bir lider olmuştur. Irak ambargosu sırasında Irak’a da destek çıkmıştır. Doğru bildiğini, Amerika’yı, Avrupa’yı karşısına alma bahasına savunmuştur. Libya’nın ekonomik ve sosyal yapısına gelince: Libya İnsani Gelişme Endeksi’ne göre 2009 yılında 55. Sıradaydı. Bu endekste ülkemizin sırası 79. Kişi başına düşen milli gelir 14 bin doların üzerinde. Trablus büyükelçiliğimizin 2008 yılında yayınladığı bir rapora göre ülkede yoksulluk yokmuş. Yönetim şekli doğrudan demokrasiyi amaçlayan bir sistemmiş. 1500 küçük meclisin bağlı olduğu 25 halk meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kullanmaktaymış. Mahkemeler bağımsız; ülkede alkol kullanımı tamamen yasak. Dünyanın en büyük 6. Petrol üreticisi. Raporda şu ifade dikkatimi çekti: “Libya’da sefaletin bulunmadığına da işaret etmekte yarar vardır. Yeşil Kitap Yönetimi, bir dönemin büyük zenginliğiyle halkın tümünün yaşam düzeyini belirli bir çizginin üzerinde tutmayı başarmıştır.” Libya’nın ticari ilişkileri bakımından Türkiye ilk sıralardaydı. Birçok Türk inşaat firması Libya’da iş yapmaktaydı. Dikkat ederseniz geçmiş zaman eki kullanıyorum artık. Bunların yanı sıra Libya’da elektrik, su, doğalgaz, eğitim hizmetleri, sağlık hizmetleri de ücretsizdi. Vatandaş vergi ödemiyordu. Evlenmek isteyenlere devlet ev verip maaş bağlıyordu. Yani Libya devleti dünyaya petrol satıyor, parasıyla da büyük şirketleri değil kendi halkını besliyordu. Kapitalist dünya düzeninde bu saydıklarımız biraz fazla. Libya gibi Arap-Berberi karışımı bir halkın hakkı bu kadar büyük bir pastayı yemek olamazdı tabi ki. Büyük devletler bu pastayı alıp kalırsa kırıntılarını vermeliydi. Halkı isyana teşvik, NATO bombardımanları derken Kaddafi nihayet indirildi. Atılan iftiralara dayanarak “oh olsun” diyenler de çıktı içimizden. Fakat ne Libya devletinin kendi vatandaşının üzerine bombalar yağdırdığı doğruydu ne de saldırgan Afrikalı kiralık askerler. Hatta en büyük sivil kayıplar NATO’nun bombardımanı sırasında meydana geldi. Suriye’nin onda biri kadar bile baskı rejimi yoktu Libya’da. Kaddafi’nin hiç zalimlik yapmadığını iddia etmek saflık olur. Neticede 40 yıl sürmüş bir tek kişi iktidarı. Ama resmin tamamına baktığımız zaman Kaddafi’nin bunları hak etmediğini söyleyebiliriz. Olay petrol pastasının hepsini yemek isteyen günümüz kan emici güçlerinin bir planından başka bir şey değil. İyi ki Türkiye’nin petrol rezervleri yok diye şükretmeden edemeyeceğim. Şimdi Kaddafi’yi deviren Libyalılara “Kına Yakın” demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Adamı bütün dünyaya rezil ederek öldürdünüz, mutlu olacağınızı mı zannediyorsunuz? Saddam gibi bir zalimi bile Iraklılar mumla aramışken sizin pişmanlık günleriniz pek de uzak olamaz.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.