İnsaniyet Milleti

Deprem içimizdeki insaniyet duygusunu da harekete geçirdi fay hatları ile beraber. Acı yediden yetmişe tüm insanımızın bağrına saplandı. Enkaz altında kalan insanların halleri düşüncemizi kapladı günlerdir. Onlar gibi aç kaldık, susuz kaldık, havasız kaldık. Kendi yakınlarımızmış gibi üzüldük cenazeler için. Hiçbir ayrımdan bahsetmedik, bahsetmeye de dilimiz varmadı zaten. Televizyonda, sanal dünyada bir iki kendini bilmez hadlerini aşan yorumlar yapınca susturduk onları hemen. Çünkü insanlık kişiden kişiye değişen bir kavram değildir. Tüm insanların vicdanı tek bir vicdandır. İnsaniyet tek bir millettir.

Biz bu topraklar üzerinde bin yıldır yaşıyoruz. Türk, Kürt, Ermeni, Rum, Arap ve daha birçok millet bin yıldır aynı toprağı paylaşıyoruz. Zaman zaman çoğunlukla dış mihrakların etkisiyle kavgalar çıkıyor aramızda. Sonra yine birbirimizle baş başa kalıyoruz. Kavga etmeden, kardeşçe geçirilen günler ne kadar da güzelmiş. Memleketimizin bir köşesinde olan bu afetin tüm ülkeyi ayağa kaldırmış olması, her vilayetten yardımların Van’a akıyor olması ne kadar güzel. Keşke böyle afetlere ihtiyaç olmasa kardeşliği hatırlamak için.

Bundan yaklaşık bir asır evvel Çanakkale’de düşmana karşı savaşanlar şimdiki Kürtlerin ve Türklerin dedeleriydi. Birbirlerine sırtlarını dayamış memleketi düşmana karşı savunuyorlardı. Kendilerine kurşun sıkan düşman yaralı olarak ellerine geçtiğinde ise boğazını kesmek yerine tedavi edip iyileştirmeye çalışıyorlardı. Bu asaleti gösterenler Türkler ve Kürtlerdi. Şimdi birkaç gözü dönmüş kan içicinin tahrikiyle birbirlerine düşman edilmeye çalışan Türkler ve Kürtler.

Bundan beş asır evvel İspanya’da katliama tabi tutulan Yahudileri gemilerle kurtarıp kendi topraklarına kabul edenler bizim atalarımızdı. Asırlardır dünyanın birçok köşesinde milyonlarca mazluma yardım elini art niyetsiz uzatanlar yine bizim atalarımızdı. Kudüs’ü aldıktan sonra tek canlı kalmayana kadar herkesi katleden haçlıların elinden aynı şehri aldıktan sonra kent sakinlerini gemilerle memleketlerine sağ salim gönderen Selahattin Eyyubi bir rivayete göre Kürt bir başka rivayete göre de bir Türk komutanıydı.

Teknolojinin bu ölçüde geliştiği, bilgiye ulaşmanın ve iletişimin bu kadar kolaylaştığı bir çağda insanların birbirlerine düşmanlık edebiliyor olmaları ne kadar acı. Bu deprem hepimize ders olsun. Kardeşliğin sıcaklığının her zaman için düşmanlığın soğuk yüzünden daha tatlı olduğunu hatırlayalım. Aramızdaki din, tarih, kültür birliğini unutmadan; dedelerimizin bu topraklar için omuz omuza savaştıklarını unutmadan kavgaları bir kenara bırakalım. Tahriklere ve tahrikçilere aldırış etmeden tüm dünyaya inat Türk-Kürt kardeşliğini sürdürelim. Yukarıda örneğini verdiğim gibi; masum kanı akıtmak haçlı zihniyetinin bir tezahürüdür. Düşmanlık ne Türk’e, ne Kürt’e yakışır.

Hepimiz biliyoruz ama hatırlatmakta fayda var. 3072’ye VAN konulu bir mesaj gönderdiğimizde İHH’nın; 2868’e mesaj göndererek Kızılay’ın; 5777’ye mesaj çekerek Kimse Yok mu derneğinin yardım faaliyetlerine 5 TL bağışta bulunabiliyoruz.

Allah felaketzedelerimize sabırlar versin.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Paylaş
Paylaş
Optimization WordPress Plugins & Solutions by W3 EDGE
%d blogcu bunu beğendi: