Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Büyük Şeyler

Büyük adamların da küçük tarafları vardır. Büyük bir adamı yağmurdan kaçarken düşünün. Patronunuz, hocanız, aile büyükleriniz ya da televizyonda sık sık gördüğünüz küçük dağların sahibi olan bürokratlar, işadamları, yazarlar ve akademisyenler. Hepsinin de kişisel tarihinde en az bir tane yağmur hatırası vardır. Yağmur bardaktan boşanırcasına ya da en azından ıslatırcasına yağmaktadır ve büyük adam yağmurun altında hızlı hızlı ilerlemektedir. Büyük adamı yağmurdan kaçarken canlandırın gözünüzde. Yağmur yağıyor. Elinde bir tane kitap ya da gazete ya da çanta olan büyük adam bunu kafasına siper etmiş, boşta kalan eliyle de pantolonunun dizlerinden tutmuş paçalarını yukarıya çekiyor ıslanmasın diye. Ne kadar komik bir görüntü değil mi. Kafanızda bir tane büyük adam canlandırmışsınızdır kesin. Bir resmi olsa idi Nasreddin Hoca’yı canlandırmak isterdim ama ne yazık ki yok. Einstein kafamda yağmura aldırış etmeyecek birisi gibi canlanıyor. Keza Oğuz Atay’da. Bunların yerine ismi lazım olmayan birisini koşturuyorum yağmur altında. Bütün afra tafra yok olmuş. Hayatın karşısında galip gelmiş pozları yer ile yeksan olmuş. Zıplaya zıplaya koşturuyor. “Hocam dur rahmetten kaçma” desen; “rahmetin üzerine basmamak için kaçıyorum” diyecek neredeyse.

Daha büyük kötülük yapmak isterseniz büyük adamınıza, karşıdan karşıya geçirin. Kaldırımdan insin, sağına soluna baksın. Sağına bakınca uzaktan bir arabanın o tarafa doğru yaklaştığını fark etsin. Sonra da hesap yapsın. Arabanın geliş hızı, kendisini uzaktan görünce hafiften frene basma ihtimali. Büyük adamımızın normalden biraz daha hızlı karşıya geçişi. Formülü kurduktan sonra hızlıca karşıya geçmeye başlasın. Karşıdan karşıya geçmek ne büyük eziyettir hafif yoğun trafikte. Hafif yoğun; arabaların ne durduğu ne de kesildiği bir yoğunluk. Sürekli araba vardır. Büyük adam bir yolunu bulup yolu ortalar. Diğer arabaların geçmesini bekler. Tam kendini atacakken karşı tarafa arabanın biri hızlanarak üzerine gelir. Korkup geri adım atar. Korna sesleriyle irkilir. Diğer yönden gelen arabaları gözden kaçırmış olduğunu fark eder ve ürpererek sağına bakar. Bir arabanın yekdiğerini sollamış üzerine doğru geliyor olduğunu görür. Ya karşı tarafa doğru koşar hızlıca ya da geldiği yere doğru koşar adım döner. Koşarken herkesten daha komiktir zira gündelik hayatında hep bir galibiyet rolü oynamaktadır. İnsani zaaflardan uzak olmasa bile etrafa bu mesajı vermeye çalışır sürekli.

Yağmurdan kaçarken zıp zıp zıplayan, yüz hatları gerim gerim gerilmiş, korku dolu büyük adam. Arabalardan kaçarken gözleri fal taşı gibi açık, tehlikenin ne taraftan geleceğini bilmez halde korku dolu büyük adam. Bir adam sizin gözünüzde ya da kendi gözünde ne kadar büyük olursa olsun her zaman sürdüremez büyüklüğünü. İnsanların arasındayken ya da kendi başınayken onlarca acziyeti ile uğraşmak zorundadır. Ya kendisi yapar onlarca hatayı ya da hastalık, yaşlılık gibi insani zaaflarla küçülür sürekli.

Hiçbir büyük adam yeterince büyük değildir. İnsan tabiatı itibariyle zayıftır. Büyük olduğunu düşünse de küçüktür. Kuvvetli olduğunu düşünse de zayıftır. Size büyük gibi görünmeye uğraşsa ve sizi buna inandırsa bile yalancıdır. Hiçbir insan büyük değildir. Bu yüzden küçük olduğumuzu, küçük kalacağımızı, başkalarının da küçük olduğunu, hiçbir zaman büyümeyeceklerini aklımızdan çıkarmayalım. Ne kendimizi büyük görelim ne de başkalarını büyütelim gözümüzde.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın