Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Yol Kesintisi

Çocukluğumun Malatya’sında elektrik kesintisi adiyattan bir hadise idi. Herkesin evinde bu tür kesintilere karşı tedbir amaçlı gaz lambası, el feneri, mum nevi’nden malzeme bulunurdu. Gaz lambasına “lüks” denildiği bir devirde olduğumuz düşünülürse elektrik kesintisinin ne kadar normal olduğu daha iyi anlaşılır. Zamanla her şeyin değiştiği gibi elektrik kullanımı alışkanlıklarımız da değişti. Daha fazla eve elektrik ve elektronik alet girdi. Kesintileri önlemek için daha fazla tedbirler alındı. Bugün elektrik kesintisi eskisi gibi hayatımızın rutini içerisinde olan bir hadise değil. Nadiren kısa süreli bir kesinti olduğunda eski günleri yâd ediyoruz sadece.

Sabah işe giderken otobüs dün de yaptığı gibi İnönü Caddesi’ni pas geçerek çevre yolundan devam ediyor. İnönü Caddesi yine kapalı. Sebebini artık merak etmiyorum. O kadar alıştım ki Malatya’da cadde ve sokakların kapatılmış olmasına. Sebebi her şey olabilir. Yol çalışması, altyapı çalışması, kaldırım çalışması, geçit töreni, karşılama merasimi… Bir tane ana caddesi olan bu şehirde her an o hayati önemdeki cadde bir sebeple kapatılabiliyor. Hatta aynı anda o caddenin alternatifi olarak kullanılabilecek caddeler de kapatılabiliyor. Malatyalı ikinci planda her zaman. Görüntüden sonra geliyor yüz binlerce Malatyalı. Merasimden sonra geliyor, kaldırımdan sonra.

Öğlen üzeri iş makineleri zift döküyor yola, ben de anlıyorum caddenin niye kapatıldığını. Ziraat Bankası’nın önünden Postane yönüne doğru zift döküyorlar. Malatya’nın şüphesiz en kalabalık yerine. Hem de en kalabalık saatinde. İnsanlar ağızlarını tutarak kaçışıyorlar. Göz yaşartıcı bomba atıp dağıtsalar kalabalığı aynı etkiyi yapardı muhakkak. Gündüzün en kalabalık saatinde binlerce insanı rahatsız etmek gece çalışmaktan daha kolay demek ki.

Ütopik şeyler düşünüyorum. Bu çalışmalar yapılırken vatandaş bilgilendirilse. Şu iki tarih arasında bu güzergâh kapalıdır sevgili hemşerilerimiz, alternatif olarak şu yolu kullanmanız için her türlü kolaylık sağlanmıştır dense. Büyük bir pano hazırlanıp alternatif yol tarifi kapalı olan yolun girişinde bilgilendirilme amaçlı konsa. Bu yapılırken çalışmalar hızlı bir şekilde yapılarak bitirilse. Çalışma saatleri mümkün mertebe şehir sakinlerinin hayatını en az zorlaştıracak saatler olsa. Gerçekten ütopik şeyler değil mi? Çünkü insan her zaman ikinci planda. Önemli olan vizyon, önemli olan görüntü.

Yol yapım çalışması bu şehirde bitmek tükenmek bilmiyor. Aylardır taştan taşa seke seke yürüyoruz kaldırımlarda. Aylardır çalışma var. Yol yapılıyor, kaldırım yapılıyor, şehrimiz güzelleşiyor. Güzelleşmeye lafım yok, gerçekten çok hoş bir görüntüye sahip oldu cadde ve sokaklarımız. Çektiğimiz eziyete değip değmeyeceğini ise zaman gösterecek. Çünkü yapılan bir yolun, bir kaldırımın “kullanım süresi” gibi bir kavram söz konusu değil. İki sene sonra taşlar tek tek sökülüp yeni kaldırımlar yapılabilir. Belediye başkanı değişir, idareci değişir, bir önceki dönemin izlerini kaldırmak uğruna bütün yollar kazınıp baştan yapılabilir. Ütopyadan girmişken başka bir isteğimden de bahsedeyim tam olsun. Böylesi çalışmalarda bir de kullanım süresi olsa. Bir kaldırım inşa edilirken yanına koyulan “Belediye Çalışıyor” panolarının yerine: “Yapımı süren kaldırım bittikten sonra 20 sene Malatyalılar tarafından kullanılabilecektir, yaptığımız etüt, analiz, teknik çalışmalar sonucu bu kaldırımın ömrünü 20 sene olarak belirledik” yazan tabelalar koyulsa. Biz de bilsek; sıkıntı çekiyoruz ama en azından 15-20 sene daha kaldırım inşaatı görmeyeceğiz bu caddede desek.

Çocukluğumun Malatya’sında elektrik de kesilirdi su da. Bugün şükür kalmadı böylesi kesintiler. Benim çocuğumun çocukluğunun Malatya’sında yol kesintileri ile geçiyor hayat. Dün elektrik kesintisi ne kadar sıradansa bugün bir yolun kapalı olması o kadar sıradan. Hayalim ise geleceğin Malatya’sı. İnsanın her şeyden önce geldiği, yapılan çalışmaların şehir için değil de insan için yapıldığı bilincinin her faaliyetin temelinde yattığı bir Malatya. Önce insan diyen bir Malatya.

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Comments are closed.