Arşivler

Son Yorumlar

Okuma Listesi

1- Birikimin Hamalları - Ali Ekber Doğan
2- 21. Yüzyılda Kapital - Thomas Piketty
3- Naylon Fiyaka - Zafer Ercan
4- Mekke'ye Giden Yol - Muhammed Esed
5- Doğru Bildiğimiz Yanlışlar - Abdülaziz Bayındır
6- Neoliberalizmin Kısa Tarihi - David Harvey
7- Ölümcül Öyküler - Edgar Allan Poe
8- Zihniyet ve Din - Sabri Ülgener
9- Bin Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
10- Yaşayanlara Çağrı - Roger Garaudy
11- Korku ve Umut - Nihat Karademir
12- Roman Sanatı - Milan Kundera
13- Günlerin Getirdiği - Nurullah Ataç
14- Görme Biçimleri - John Berger
15- Niteliksiz Adam - Robert Mussil
16- Mit ve Anlam - Levi Strauss
17- Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti - Umberto Eco
18- Fontamara - Ignazio Silone
19- Halil Şerif Paşa - Michele Haddad

Bir Millet Uyanıyor

Bu kitabı ’98 senesinin Aralık ayında almışım. Baş tarafını biraz okumuş kenara bırakmıştım. Kısmet bugüneymiş. Kitapları alıp alıp bir kenara bırakıyorum. Üzerinden yıllar geçiyor, sonra okuyorum. Okuduğum kitapları kitaplığımda tutmuyorum buna rağmen kitaplığım dolu. Dolayısı ile çok eskiden aldığım ve hala okumadığım bir nice kitabım var. ’98 senesinde üniversiteye başlamıştım. İlk İstanbul’um, ilk Sultanahmet’im, ilk kitap fuarlarım. Hekimoğlu İsmail kitap imzalıyormuş. Ramazan ayında Sultanahmette kitap fuarı kuruluyormuş. Soluğu orada aldım akşamleyin. Hekimoğlu’nun başında hiç kitap imzalatan yok. Yorgun bir ifadeyle oturuyor. Yanına gittim kitabı uzattım. İsmimi sordu, yazıp imzaladı. Daha bir-iki ay evvel Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya imzalatmıştım kitap. Şimdi Hekimoğlu İsmail. Bu İstanbul bana iyi geliyordu.

Hekimoğlu İsmail’in köşe yazılarını okudum elime geçtikçe. Güzel ve farklı yazıyordu. Ben de aynen böyle düşünüyorum diyebiliyordum. Birkaç kitabını da okumuştum. Minyeli Abdullah vardı yazdığı meşhur, onu okumamıştım. Bir köşe yazısında eşyadan bahsediyordu. Evime çok eşya almadım diyordu. Eşimin şikayet ettiği oldu ama eşyaların hamallığını yapmadım yıllarca diyordu. Çok hoşuma gitmişti, ben de eşya sevmiyordum. Yıllarca eşya hamallığı yapmamaya karar verdim o zaman.

Bir Millet Uyanıyor kitabı da köşe yazılarından derlenmiş bir kitap. Bazı yazılar biraz uzun, belki köşe yazısı değildir ama çoğu köşe yazısıs. Uyanan bir millet de yok ortada. Ümit ettiği neyse onu yazmış. Müslüman toplumun nasıl yaşamasının gerektiğini, yaptığı hataları anlatmış. Müslüman toplumun ahlaken bozulması, Müslüman’ın para karşısındaki tutumu, ilim ve teknikte geri kalmışlığımız gibi bir çok konudan bahsetmiş yazar. Bunu daha önce düşünmüştüm dediğim ya da hiç bu açıdan bakmamıştım dediğim yerler oldu. İslamiyet birken neden bu kadar değişik bakış açısı var sorusunu cevaplandırıyor mesela. Güneş bir ama her çiçek farklı diyor cevaben. Said Nursi’den bahseden birkaç yazısı var. Derin bir takdir ve hayranlıkla okudum bu kitabı. Allah Razı Olsun.

“Tüketim ekonomisi ihtiyacı sekizden seksene çıkarmış, herkse alamadığı şeyin fakiri olmuş. Eşyadan şeref alanlar zor duruma düşmüş. Eşyaya şeref verenlerin sayısıda azalınca sanki güneşler batmış, insanların dünyası kararmış.”

“Sarhoşun meyhaneye, kumarbazın kumarhaneye, fasıkın günahlara gösterdiği sadakatı, Müslümanlar İslamiyet’e gösterdiği gün, dünya dengeye gelecektir. “

“Eşyaya, arabaya, mobilyaya, villalara milyonlarca lira sarf edenlerin bozuk paralarla cenneti almaya kalkışması, hangi akıl ve hangi mantıkla izah edilebilir?”

“Her evde mutfağın, helanın bulunması mecburi… Amma kütüphane öyle değil: Kitap alsam da olur almasam da…”

“Dünya işlerinde aşağıdakilere, ahiret işlerinde de yukarıdakilere bakınız, aksini yapmayınız, helak olursunuz. Hadis meali, her Hadis gibi ne kadar kurtarıcı…”

“Birbirine itimat etmeyen Müslümanlar, faiz müessesesi olan bankalara itimat eder. “

“Bir kısım Müslümanlar “din işi, dünya işi” diye ayırım yapmakta, İslamiyet’te böyle şey yoktur. Müslüman’ın vazifesi, İslamiyet’i yaşamaktır. İslamiyet’i yaşayan bir insanın her hali “din işi”dir. “

“Avrupa kapitalizmi Protestan ahlakın tesirindedir. Türkiye’deki kapitalizmin ahlakı yoktur. “

“İktisat fakültelerinde İslam iktisadının yeri yok. Bu durumda vatandaş kapitalizmle, sosyalizmi seçmeye mecbur bırakılmıştır. Öz gitmiş kabuk kalmış. “

“Vefat eden kabre girmiyor, imtihana gidiyor, hayatın hesabını vermeye gidiyor, hayat sürekli, hayat devam ediyor. “

Yorum Bırakabilirsiniz

yorumunuz

Bir Cevap Yazın